GECE, SEN KİMİN YARGICISIN?
İyilerin üstüne çökerken dünya
Kötüler geceyi götürüyordu.
Bir yastıkta duran baş hangi taşla ezilir?
Kaç faili meçhul hüzün vurur gölgeye?
Sus, gece!
GECEYE BENZEYEN KADIN
Bir hüzün demleniyor gecemizde,
Bir kadın, düşünüyor avuçları yüzünde,
Geceye yakışıyor yüzü
Ve hüznü en güzel makyajı kadının,
Gece mi gidiyor, adam mı?
Zorlu bir kış geçiriyorum Ahir-i Hüsn'üm
İki ayağı kırık bir atın üstünde ilerlemeye çalışıyor muradım.
Yaşamaktan feyz almıyorum haylidir.
Yani sen gideli Ahir-i Hüsn'üm,
Dolandı boynuma zehirli zincir.
Nefesim kesik kesik...
Yorgun gözlerim bakıyor ufka doğru,
Sahi kaçıncı vapur, bu kaçıncı tren?
Çalmayacak gelişini müjdeleyen o siren.
Asır geçecek üstünden, gelmeyeceksin.
Yağmur damlaları düşerken iri iri şehrin sokaklarına,
İri iri adımlarla, sırılsıklam,
Bu şehirden gitsek mi dersin?
Yağmur yağıyor; açma şemsiyeni ıslan,
Her adımın şapur şupur ses etsin,
Bir deniz kenarında tüter burnumda kokun,
Tüm dünyaya küserim haberin olmaz.
Dalgalar çarpar yüzüme yüzüme yoksun.
Yalandan gülerim haberin olmaz.
Bir taşın üstüne dertli oturup
Seni benden aldı diye o şehir,
Sitem etse bu yüreğim haksız mı?
Bana sevda diye sunduğun zehir,
Gönlüm senden hesap sorsa haksız mı?
Beklenen gün gelemedi bir türlü,
Özenme benim hayatıma;
Çöplüğün içinde ekmek aramak benimkisi.
Darağacında nar aramak…
Kâr mevsiminde kar aramak.
Bineğim yokken çıplak ayakla yola koyulup
Çöktü gece, tavana bakar sol yanım,
Ey zift gece! Ben senden karanlığım.
Çığlıklar çınlıyor kafamın içinde,
Kayboluyorum sonsuzluğun hiçinde.
Hoş geldin can suyum,
Taşların üstünde biten yosunum.
Gönlü inci mercan, dünyası yoksulum,
Karı delen kardelen çiçeğim, kışa inadım!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!