Hani yerin altında
Kaynayan lavlar vardır
Tutsaktır sanki…
Bekler yıllar boyu
Sukunettir yoldaşı.
Fakat
Bir bahar akşamı gelecek olan
Bana mutluluğu verecek olan
Canından daha çok sevecek olan
Falcının dediği yoksa sen misin?
Gözlerin masmavi saçların sarı
Doymadan daha ben sıcaklığına
Koynumda ayrılık ateşi yaktın
Ardına bakmadan gittin sonunda
Başıma yalnızlık tacını taktın
Kuruttun gönlümde aşk pınarını
Yeryüzünü nurunla aydınlat yüce Rabbim
Zerre kadar ne varsa kötülükten arınsın
Günahkar kullarının ruhlarını temizle
Ruz- ı mahşerde birtek cehennemlik kalmasın.
Sana en son duam şudur
İnşallah kıymet bilirsin
Benim için ne dilersen
Allah bin katını versin
Ne çok şeyler kaybettik her şeye ağlayarak
Kadere düşman olup bin bahane bularak
Dertleri hüzünleri ardımda bırakarak
Dünyaya yeni baştan güldüğüm gündür bugün
Adını koyamadık geçip giden günlerin
Gece gündüz ağlıyorum
Neredesin ey vefasız
Aramadın hiç sormadın
Perişanım bil vefasız
Bilmem sana ben ne ettim
Bu kadar yıl
Kahrını çektiğim yeter
Düş yakamdan
Eksil başımdan
Yeni aşklar lazım bana
Canıma değecek
Seni sevdiğim günden beri
Kor ateşler içindeyim
Yangınlarım öyle büyük ki
Uyuyamıyorum
Seni sevdiğim günden beri
Aklım acabalar diyarında
Senin dokunuşlarına ihtiyacım var bu gece
Yalnızım çok yalnızım
Ruhum eski tekneler gibi yıpranmış
Hüzün doluyor kırılmış yerlerinden içime
Sürüklenip gelmişim çaresizliğin kıyılarına
Batıyorum,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!