Aynasız bir yolculuk... Şiiri - Hasan Be ...

Hasan Belek 2
529

ŞİİR


14

TAKİPÇİ

Aynasız bir yolculuk...

​Güneşin yorgun parmakları çekilirken ufuktan,
Geriye kalan, isimsiz bir akşamın ağır gölgesi...

​Bir kervan kalkar, yükü sadece kırık hayaller,
Kendi suskunluğunu emziren bir yolcu düşer peşine.

​Ne bir liman bekler onu ne de tanıdık bir el,
Haritası alnına çizilmiş bir gurbetin sahilidir o.

Kazanmak dedikleri, avuçta tutulan bir tutam kar gibi,
Sıktıkça eriyen, bıraktıkça buz kesen bir yalan.
​Oysa gerçek zafer, fırtınanın tam kalbinde,
Mumun alevini değil, o alevin içindeki özü korumakmış.

​Dünya bir pazar yeri, her köşe başında bir çığırtkan,
Lakin en gür sesli olanın heybesi, hep en boş olandır.

​Bak göğün tavanında asılı duran o kadim fenerlere,
Onlar ki bin yıldır aynı sessiz dilde konuşur.

Işık karanlığı bölmek için değil, onu anlamak içindir,
Ve ruh toprağın tozuna bulansa da, hep o duru kaynağa yürür.

​Kimin cebinde bir cam kırığı, kiminin yüreğinde bir okyanus,
Hayat ise o okyanusun bir damlasında saklı kalan sonsuzluktur.

​Vakit daralıyor, kapı eşiklerine yaslanmış akşamın nefesi,
Zaman denen o devasa nehir, her şeyi alıp götürürken bilinmeze,
Sadece bir "eyvallah"ın yankısı kalır suyun yüzeyinde.

​Fethedilecek ne bir kale vardır artık ne de bir şehir,
En büyük fetih; bir insanın gözbebeklerindeki o ince sızıya dokunmaktır.

​Şimdi sus ve sadece kalbinin ritmini dinle,
Çünkü kelimeler, hakikati saklayan birer perdedir sadece.
​Perde kapandığında, alkışlar sustuğunda ve gece çöktüğünde,
Başlayan o en mahzun, en diri, en güzel şarkıdır hayat.

​Gönlü dolu olanın dünyaya borcu kalmaz,
Bir sükût bırakır ardında, binlerce yıla bedel...

​Hasan Belek
Akçay

Hasan Belek 2
Kayıt Tarihi : 20.2.2026 21:39:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!