Rüyânın fidan mantığında aramak seni
Yarıya kadar susayış yarıya kadar bir acıkma
Yarıya kadar kayboluşlarda
Bir el çabukluğuyla aceleyle tamamlamak
Ve ağır ağır duruşunla süslemek parkları
Erguvanî bir tebessümün sarı imojisinde
Bir mağdur çocuğun gizlendiği
Kekeme bir avukatla kaybederken davayı
Tüm ana-babalar beraat etti şehvetten
Dokuz doğuran bir gurbetin taşrasında
Mahalleler, kasabalar, köyler kuruldu
Gittikçe çoğalan dağlarda
Senin sözlerinde anlattım kendimi kavgaya.
Senin tasvirinde dalaştım öfke bekçileriyle.
Bir ceylanla ağzımı, bir yakamozla titremeni,
Unutulduğun yere kulaç atmanı paylaştım
Parmak ucunda gizlendiğim şehri ; sen anlatırdın
Ölümü azalttım bugün, azalttım sokakları..
Kentlerden alıp köylere ekledim biraz
Denizlerin iskan politikasında
Kendimi bir dereye tehcir ettim.
Ölüm bir bıçak çiziğine sığacak kadardı
Sobeledim bastonlu bir ihtiyar çömezi heykeli
Artık beni bulamaz çünkü sesimin içindedir o
Fısıldayıp kâbusuna kırlangıçlar konmadan.
Kaçıracağım onu koşar adım lisanımdan.
Sırat köprüsünün bulunduğu köyde misafirim
Her yağmurda nüfus sayımı yaptım bedenimde.
Kaç damlaydı bilirdim.
Bilirdim burnumun nüfus yoğunluğunu.
Ayaklarım kaç damla ezdi başım dikken.
Kirpiğim kaç damlaya saplandı bilirdim.
-Kardan adam yapan tüm çocukları da saydım.
Yağmurun dilisin
Sen tadıyorsun toprağın içinde kımıl kımıl dünyaları
Denize kıyısı olan bir kuraklık çatlağından
Bir dudak buğusu gibi sızıyorsun..
Köhne ve sulu etleriyle meyvelerin
Serinliğinde eriterek çölleri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!