Açtı camı pencereyi
Buldu gazı Abdurrahman
Kışa sakladı çareyi
Geçti yazı Abdurrahman
Seçim takvimine baktı
Kirli elleri yumuk yumuk
Kısa pantolonlu gazeteci çocuk
Düşecekmiş gibi bir kamyon kasasından
Ellerinde sımsıkı tuttuğu yokluk
Bir muhit belirlemişler ona
Karaköy-Eminönü arası
Gamdan öte içi neşe dolanın
Gecesi arife gündüzü bayram
Zevcesinden yana şansı olanın
Gecesi arife gündüzü bayram
Hasenatı olmaz kuru yalanın
Geç kalmadık hiçbir şeye
Çıkıver köşe başından
Okuldan dönen çocuklar gibi
Sırtında taşıdığın dertler
Yakanda haylaz gülüşler
Bak.. silinmemiş hiç
Gün batımı yakın, vakit ikindi
Geriye dönmeye geç kalmadık mı?
Yapraklar döküldü sonbahar şimdi
Güllere konmaya geç kalmadık mı?
Her gün ayrı ayrı bühtanlıktayız
Coşkun bir ırmaktı ömrüm
Bir sel gibi aktı geçti
Yoruldu uslandı gönlüm
Yel olmanın vakti geçti
Ben de gençtim bir aralar
Hayat dediğin tulüat
Bir perdedir gelir geçer
Çalgı çengi bir sefahat
Her derdedir gelir geçer
Bu dünyanın yükü ağır
Ben böyle mi olacaktım şaşırdım
Ulan gençlik sen ne kadar fanisin
Gelir sandım ne fırsatlar kaçırdım
Ulan gençlik sen ne kadar fanisin
Azalıyor dizlerimin mecali
Bilmez idim yaşlanmayı, eceli
Bir bahardı hazan oldu gençliğim
On yıl oldu otuz beşi geçeli
Uzaklaştı Fizan oldu gençliğim
On beşimde deli koşan tay idim
Bütün ömrü dünya için
Bağlamaya gerek var mı
Son belli, gözyaşı niçin
Ağlamaya gerek var mı
Güçlü olan haklı çıkmış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!