Onunla göz göze gelince birden
Bir ömrü yaşadım saymaktır sevmek
Bin yürek yarası gibi derinden
Bir kalbin ahını duymaktır sevmek
Aşk yayından çıkan bir oku yiyip
Haydi gönlüm buralarda eylenme
Hasret bitti ver elini sılaya
Kara gurbet deyip deyip söylenme
Hasret bitti ver elini sılaya
Bizim ele ala bahar yürüdü
Bekçi aza çağırdı da odaya
Atıp tuttu paf söyledi muhtarım
Köydeki düzeni bozmuşum güya
İhtar etti af söyledi muhtarım
Avradından avrat olmuş erkekler
Bırakın yalan dolanı
Üç kuruşluk adamsınız
Doğru söyleyin olanı
Üç kuruşluk adamsınız
Her gün yeni bir iftira
Görmedim ben sizin gibi
Siz ne biçim Madam sınız
Ne mezhep belli ne dini
Siz ne biçim adamsınız
Bacısına küfür eder
Akraba yok, baba yok
Kimliği yok, kaydı yok
Pijaması, terliği
Birkaç tane saydı, yok!!
Nesi var bu hayatta?
Aklına geleni saydı
Bundan daha iyi ölümü anlatan mı var?
İşte yaprakları toprağa düşen bahar
Kış masalı söyler, yolu süpüren rüzgar
Hicranı en buruk yaşatandır sonbahar
Duydum ki gönlünden kovmuşsun beni
İki satır yazıp yolla son defa
Sakın yalan deme dinlemem seni
Sözlerini kestim balla son defa
Sen mi yargıladın verdin ilamı
Fayda vermez artık bütün duygular
Umut dallarımı kırdıktan sonra
Ne çıkar dünyayı tabulasalar
Şu hasta kalbimi yorduktan sonra
Neye yarar artık sevse sevgilim
Benim sevdalarım hep bahtsız olur
Ya yıkılır gider ya da yok olur
Bir nefestir sanki göğsümde solur
Ya yıkılır gider ya da yok olur
Kimi sevsem naza çeker kendini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!