Seher vakti bir yel eser
O diyardan bu diyara
Yürek sancısını keser
O diyardan bu diyara
Ulu dağ olmuş efkarım
Yokluklar içinde yaşasak bile
Ne güzel günlerdi o eski günler
Hayat zor da olsa tatlıydı çile
Ne güzel günlerdi o eski günler
Kimsede fesatlık, büyüklük yoktu
Sana bir nasihat edeyim amma
Büyüklerin lafı bölünmez oğul
Baban da dünyada kalıcı sanma
Baki kalan bir kul bulunmaz oğul
Ataların dedikleri haklıdır
Ne şarkı, ne gazel, ne bir kaside
Seni anlatmayan kelam, dil olmaz
Ne çiğdem, ne leylak, ne de orkide
Sen gibi kokmayan bir gül, gül olmaz
Seni hiç görmeyen sevdim demesin
Bu devranın mektepli cahilleri
İki kitap okuyunca alimdir
Muzaffer zannetme sen Kâbilleri
Kazandığı olsa olsa elimdir
Bataklığın çamuruna gül ekse
Dün gece düşümde ben bir çocuktum
Bedenim çelimsiz, çok ufacıktım
Sabah bir coşkuyla köyde uyandım
İçim kıpır kıpır, cama dayandım
Haksızlığa susmam artık
Ben değişmem huyum gayri
İster hin de ister yırtık
Bundan sonra buyum gayri
Her gelene hırsız dendi
Şairlik zor zanaat
Geçinir kıt kanaat
Karnın doymaz mesela
Bir peksimet bir çayla
Dolaplar tozlu kitap
Loş ışıklı odada
Hülasa söyle her sözü
Gerisini açma sakın
Mert olur insanın özü
Doğruluktan şaşma sakın
Bir gün boşalır da meydan
Müptela yapar herkesi
Şakir emminin kahvesi
Sanki toplanma merkezi
Şakir emminin kahvesi
Akşama dek çay, oralet




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!