Ufukta kızıllık git gide söner
İçimde köz olur güneş batınca
Hatıralar üşür bir kışa döner
Yüreğim kuz olur güneş batınca
Gökyüzünde yalnız kuşlar dolaşır
Mayası bozulmuş bu kötü çağda
Ben köylü olmaktan gurur duyarım
Şehirli olmaktan kime ne fayda
Ben köylü olmaktan gurur duyarım
Mektubuma başlıyorken
Öpüyorum gözlerinden
Ahvalini soruyorken
Öpüyorum gözlerinden
Dal gibi incecik belin
Birlikte yaşadık tüm anıları
Daha doyamadım haberin olsun
Hasretinle geçip giden yılları
Daha sayamadım haberin olsun
Ele ele olduğum gündüzlerimi
Babadan az kalan mirasa kızıp
Zengin olamadım deyip küfreder
Bir şişe viskiyi devirip, sızıp
Üstünü başını soyup küfreder
Boş yere tüketti bunca ömürü
Boşa değil beyler bu kadar lafım
Siz Türk değilsiniz, yapınız bozuk
Hainle oturmam, meşrudur safım
Benim soyağacım Avşar ya Kızık
Sizden hayır gelmez, kökünüz bozuk
Size soruyorum sayın bakanım
Hak adalet nerde bir bilen var mı
İçi sızlar halimize bakanın
Hak adalet nerde bir bilen var mı
Toplamışlar her köşede parsayı
Bunca yıl seninle beraber idik
Hakkını helal et bana sevgilim
Nihayet bu yolun sonuna geldik
Hakkını helal et bana sevgilim
Bazen susuz kaldık bazen aç kaldık
Uykudan uyanmış dağılmış saçı
Süpürge işi mi sendeki haspam
Yan gelip yatmaktan büyümüş kıçı
Değirmen taşı mı sendeki haspam
Bu nasıl bir benlik, nasıl şahsiyet
Başıma giydirdi kilim
Ah bu benim hatalarım
Demeseydi keşke dilim
Vah bu benim hatalarım
Bunca dertle ne ederim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!