Ben böyle mi olacaktım şaşırdım
Ulan gençlik sen ne kadar fanisin
Gelir sandım ne fırsatlar kaçırdım
Ulan gençlik sen ne kadar fanisin
Azalıyor dizlerimin mecali
Uzak zannederdim bana eceli
Anladım ki buymuş dünyanın hali
Ulan gençlik sen ne kadar fanisin
Bitti kahve kaldı onun telvesi
Yaman acıtıyor hayat sillesi
Böyle m’olur şu feleğin cilvesi
Ulan gençlik sen ne kadar fanisin
Ne yana otursam minder batıyor
Yürürken takatim çabuk bitiyor
Ciğerlerim horoz gibi ötüyor
Ulan gençlik sen ne kadar fanisin
Öksürükten boğulurum bezerim
Bir köşede uyuklayıp sızarım
Aklıma geldikçe fena kızarım
Ulan gençlik sen ne kadar fanisin
Pehlivanım diyenleri yıkardım
Taşın bile eritirdim, sıkardım
Bu dünyadan ben dersimi çıkardım
Ulan gençlik sen ne kadar fanisin
Geriye dönmeye hayaller kurup
Bağrıma yumruğu sunturlu vurup
İç çekerim efkârdan durup durup
Ulan gençlik sen ne kadar fanisin
Nereye uzansam bir torba ilaç
Bozuldu bağlarım bahçeler kıraç
Yürüdüğüm yollar geliyor yamaç
Ulan gençlik sen kadar fanisin
Bedenim yorgun, oldukça mestane
Yaşlılığı alır mıydım meccane
Demek böyle son buluyor efsane
Ulan gençlik sen ne kadar fanisin
Aydın Ahmet
Kayıt Tarihi : 23.04.2026 12:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!