Uğruna nice başlar düştü yere,
Gök kubbeyi titretirken kutsal ezan.
Tarifsiz bir türküde şanla dalgalandı;
Bir karış toprağın üstündeki mukaddes al kan.
Atsız, burası ebedi Türk’ün öz beldesi;
Dalgalan ay yıldızla hilal arasında, ilelebet!
Üstündeki kandandır kefenimin o ak rengi;
İlahi sevgim sonsuz, gizem semada, her an hürriyet.
Uğrunda ölenler oldukça bu kutlu ateş sönmez,
Bu ışık, seccadelerin üzerinde imanla doğdu.
En mavi göklere dek tutundu sarsılmaz burçlara;
Kızıl süslü, o adsız ve isimsiz kahramanlar yurdu.
Tanrı Dağı şahittir; yığın yığın kemik, bu baş düşmez!
Kardeşimin gelinliği, şanlı sancaktır ulu afakta.
Yedi düvel gelse, göğsümde solduramaz rengini;
Bin bir gönül perdesini sızlatır, o eşsiz destanında.
Mehmet’im, Kur’an’ın sesi yankılanır Malazgirt’ten,
Ta Hira'nın nuruyla doğmuştu o büyük Çanakkale.
Dedem Korkut’un kopuzundan kulağımdaki aziz sala;
İstiklal’in yazıldığı bayrak, sönmeyecek bir meşale.
Korku nedir bilmez bu soy, pusatı elde doğar,
Boğulur karanlıklar, Türk’ün ışığı dünyayı boğar.
Vatan dedikleri bu mukaddes toprak uğruna;
Güneş yine Türk’ün doğduğu ufuklardan doğar!
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Vatan, kanla yazılan bir destandır; okunacak satırları tarih saklar.
•Ezan, gecenin en karanlık anında bile umut taşır.
•Kardeşlik, bayrak altında birleşen sessiz yemindedir.
•Tarih, zaferleri kadar kayıpları da taşır göğsünde.
•Ay ve yıldız, kan ve inancın sonsuzluğa uzanan simgesidir.
29 Ekim 2020 / Perşembe / Ankara
Halil KumcuKayıt Tarihi : 14.02.2025 17:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Vatanın her karışı, uğrunda dökülen kanla kutsanır; yıldız ve hilalin ışığı, sonsuz bir diriliştir."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!