Atina Metrosu
Hiç bir metro ağında kayboldunuz mu?
Ben çok kez kayboldum.
Çözemedim Atina metrosunu,
bir bilmece gibi açılan,
bir labirent gibi kapanan.
Kaybolan ben,
beni arayan yine ben…
Kendini yitirmek bu olsa gerek.
Hayat gibi karmaşık,
ömür gibi girift.
Bir anlık dalgınlık,
bir ömürlük kayıp gibi.
İnsan telaşlıysa, yorgunsa
bir bakar ki zaman elinden kayıp gitmiş.
Hepsi birbirine benzerdi,
yüzsüz kalabalıklar gibi.
Atina’nın yeraltı istasyonları…
hayatın gölgesi gibi.
Monoton bir tonda akar her şey,
aynı ışık, aynı kalabalık.
Atina metrosunda…
Bir yanlış adım yetmişti bana.
Doğru sandığım yollar,
meğer ters yönlere açılıyormuş.
Levhalar bile bağırırdı sanki:
“Yanlışsın.”
Atina metrosu karışık,
benimle hiç barışık değil.
Bir Victoria, bir Omonia,
bir de denize açılan Pire…
Yeraltında bir dünya kurulu:
bin renk, bin yüz, bin telaş.
Bir baba, bir evlat,
bir yolcu, bir hayat…
Atina metrosunu çözemedim,
hayat gibi aceleci,
ömür gibi labirent.
Ve ben…
hep biraz kayıp.
Kayıt Tarihi : 24.11.2022 16:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!