geceler agladı hep karanlıklarda
gözlerinin güzelligine.
yapraklar sarardı, güller kurudu,
dudaklarının muhteşemligine.
denizler kudurdu, rüzgar çıldırdı,
saçlarının özelliginden.
bir gelini andırır güneyin incisidir,
haşmetiyle oturur,anadoluda G.antep.
avrupaya can verir,anadoluya hayat,
büyümüş bir babadır,çocuk gibi görünür.
kalesinden izlenir,akşamın ışıkları,
sahipsiz gözyaşları yıkarken sokakları,
gülüpte geçti birden,şuh kahkahalarla.
sevemezsin sen beni, hakkın yok senin dedi,
çigneyip bu sevdayı, gülerek geçti,gitti.
gücünm yok, olmaz dedi,kazandıgın paranla,
EVLAT
nasihatım sanadır
istersen çık dünyanın zirvesine,
aç göğsünü rüzgara
istersen atla everestten okyanuslara,
senden çok uzaklarda yine seni andım,
bir anda kendimi yanında sandım.
sevişsek seninle saatler degil günlerce,
ayrılmasam artık hiç ömrümüzce.
sana en muhtaç oldugum şu anda,
doyasıya yaşatmadın aşkını
bakmadı gözlerim gözlerine.
hasretinle yanan bu sevdayı bilmedin
kan damladı gözlerimden gönlüme.
gözlerime bakıyorken başka yere bakıyordu gözlerin
söyler iken dudkların,başka mana anlatıyordu sözlerin
nedir karlı dagın bu mahzun hali,
yücelerden gelen feryat nedendir.
aglayan dereler, susan tepeler,
gidişine aglıyorlar, farkındamısın.
gözlerini ay yaparak tepeleri aşmıştım,
Keşke Kalsaydım Çocuk
keşke kalsaydım çocuk,
oynasaydım sokakta.
bata, çıka çamurda,
eli, yüzü de kirli, gözleri hep umutlu,
aşkla yanan gözlerim, hep seni arasaydı.
Kelebekler de Yanar
kelebek dönerken etrafında ışığın,
bilerek yavaş yavaş yaklaştı ölümüne,
bakışları eridi, düştü yere gözleri,
dudakları degerken ateşin dizlerine,
son defa bakarken ateşin gözlerine
işte bitti, sana verilen mühlet,
yetmiş yıllık ömründe sırtında nedir külfet.
şimdi sıyrıldın işte yokluk perdesinden,
girdin varlık dünyasına mezar denen kapıdan.
açılacak sayfalar, hesaplar sorulacak,
aşk diye yaşadıgın hevesler maglubundur.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!