gelirken, gec kalma biraz erken gel,
ay dogmadan önce, sen dog odama
unutma herşeyini yanında getir,
yalnız dudaklarını sakın getirme.
dayanamam bilirsin o dudaklara,
dört dörtlük sevdam
ben seni öyle sevmiştim ki,
dört dörtlüktü sevdam.
gecenin gündüzü sevmesi gibi,
sultanın yurdunu sevmesi gibi
işte,bırakıp gittin, kışa büründü bahar,
donmaya hazır yürek,aglamaya ne gerek.
tek tek dökülür yaprak, çiçeğe ne gerek var,
bırakıp gittin işte, dönüşün neye yarar.
ağustoslar kurudu, hazana ne gerek var,
hatırlarmısın yar
yarın doğum günüm benim.
ilk defa sensiz geçecek,
ilk defa kutlamayacagım.
her doğum günümde,
bazen unuturdun, hatırlatırdım,
döküldü hep sırları,
kırdıgın aynaların.
gizemi hiç kalmadı,
sevda duygularının.
senin için kırpılan yıldızın parçaları,
sahipsiz gözyaşları yıkarken sokakları,
gülüpte geçti birden,şuh kahkahalarla.
sevemezsin sen beni, hakkın yok senin dedi,
çigneyip bu sevdayı, gülerek geçti,gitti.
gücünm yok, olmaz dedi,kazandıgın paranla,
geceler agladı hep karanlıklarda
gözlerinin güzelligine.
yapraklar sarardı, güller kurudu,
dudaklarının muhteşemligine.
denizler kudurdu, rüzgar çıldırdı,
saçlarının özelliginden.
bir gelini andırır güneyin incisidir,
haşmetiyle oturur,anadoluda G.antep.
avrupaya can verir,anadoluya hayat,
büyümüş bir babadır,çocuk gibi görünür.
kalesinden izlenir,akşamın ışıkları,
EVLAT
nasihatım sanadır
istersen çık dünyanın zirvesine,
aç göğsünü rüzgara
istersen atla everestten okyanuslara,
senden çok uzaklarda yine seni andım,
bir anda kendimi yanında sandım.
sevişsek seninle saatler degil günlerce,
ayrılmasam artık hiç ömrümüzce.
sana en muhtaç oldugum şu anda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!