dün gece uğradım bir dostun düğününe,
birden bire götürdü yıllar öteye beni.
sen geldin aklıma, aradı gözler seni,
gece boyunca evlat, hep seni bekledim.
düğününü hatırladım, orada buldum kendimi,
şerefini on kuruşa satanlara olmaz lafım
çal parayı ver şubeye sonra olmaz kahraman
içki içip kumarhanede ah vah eden olmaz dostum
türk oglu türküm ben şehidlerdir benim dostum
bu şehitler kalleşlere vurulan büyük tokattır
ölü deriz olur, yeri topraktır,
her kes bilir canı çıkmış mevtadır.
lakin yaşayıp ta ölü olanın,
ihaneti dağ başından büyüktür.
hiç düşünmez bu hallere gelişini,
olsun, ben seni yagmurlarda da sevmiştim,
gözlerime bakmadıgını bile bile
senin gözlerine aşık olmuştum,
olsun ellerini tutamamıştım
biliyordum sicaklıgını ama
ölümüne sevdadır bekledigimiz
söyleyemedigimiz,söylemedigimiz.
gök gürültüsü gibi yagmur,
diz boyu yagan,tertemiz kar.
agrı dagı kadar yüksek,
okyanuslar kadar dalgalı bir sevda.
Pencere Altında
bazen bir pencere altında durup,
içeriyi seyretmek istiyorum
siyahın beyazına.karışarak,
kaybolmak istiyorum.
yagmurların yagmasını dileyip,
Mevsimlerden Yaz
mevsimlerde bir tek yaz,
ilkbahar,kış, sonbahar mı var.
her mevsimin içinde, başka mevsimler de var
ilkbaharda kış gibi.,
yaz mevsiminde sonbahar var,
Ne anlamı var
ellerin ellerimdeyken soguksan.
gözlerin, gözlerimdeyken donuksan,
bana dokundugunda ürperiyorsan,
seni sevmenin ne anlamı var.
gülerken dalıyorsa gözlerin,
hangi kapılar açıktır,
neresinden girilir,
nasıl içilir,yudum,yudum,
anlat bana senin sevgin nasıldır.
kaç istanbul eder,
Neyin Sesi
neden suskun dudaklar,
kim açar dudakları,
dinle sesini, neyin,
suskunluğun sesidir.
çok şeyleri söyler,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!