ölü deriz olur, yeri topraktır,
her kes bilir canı çıkmış mevtadır.
lakin yaşayıp ta ölü olanın,
ihaneti dağ başından büyüktür.
hiç düşünmez bu hallere gelişini,
ölümüne sevdadır bekledigimiz
söyleyemedigimiz,söylemedigimiz.
gök gürültüsü gibi yagmur,
diz boyu yagan,tertemiz kar.
agrı dagı kadar yüksek,
okyanuslar kadar dalgalı bir sevda.
Şimdi Yar
yıllardır bir kederin gölgesinde,
yaşadım sandın, coşkulu günlerimi
alaylı, bir kızıl alevken dudakların,
gülüşlerinin şulesi sayıldı hep uzaklarda.
her an harlanarak yanan yüreğin,
sevgiden, hasretten, ve yarınlardan,
söz etmek yasak.,
hani bir sebep olur ölüme giderken
gidişimin sebebi sensin sevdiğim.
yeniden doğmak istemiştim seninle,
yeniden sevmek istemiştim seni,
ekrar Tekrar
sadece otursan karşıma,
baksam yüzüne.
ellerinden içsem bir bardak çayı,
ellerini tutup, baksam gözlerine.
dudaklarına degen sigaradan
ben seni öyle sevmiştim ki,
dört dörtlüktü sevdam.
gecenin gündüzü sevmesi gibi,
sultanın yurdunu sevmesi gibi
fatihin İstanbul sevdası gibi
ATAM ın yurduna olan sevdası gibi
Bu bakışlar, bu çiçekler
iltifat ve göz süzmeler,
sanma ki sana,
az kaldı,
sana da geliyor sırası,
tozlanan resimler gibi,
ne gecenin sessizligini
loş ışıklı gece lambalarını
aglayan bebekleri,
acı çeken insanları
kaldırımlardaki isimsiz feryatları
sevmedimki, sen gidince.
Sen Türk Degilsin
olsada kaşların,gözlerin kara
ten yanıklığın benzese bana,
Türk değilsin sen,Türk olamazsın
Türk olsan vurmazsın Türkü arkadan
sevda denen duyguya ihtiyacım var iken
inanmış gülüşüne,kanmıştım gözlerine.
hiç görmemiştim ki ben, başka gözlerde beni,
yaprakların rengini sarı bilirdim sarı.
hele ki yıllar sonra, gelen o dokunuşlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!