geceden pusadı giyip bekledi
namazı kılıp ta secde eyledi
ezan sesi ile YA ALLAH dedi
yola çıktı şafak vakti asenam
üşüyorum, ellerimi koyacağım ceplerim nerede,
duvarlarla ördüğün bu koca şehirde.
her yerine sinmiş tüm kokularınla,
hüznünü düşürdün tüm şehre kapatarak gözlerini.
bırak, koksun yamaçlarında açılan güllerde,
unuttun
gülü dalında,
yolcuyu handa,
geceyi koynunda,
acıyı dudagımda.
unuttun.
incinmişligim harmanıdır yürekteki yangınım,
bir sevdayı yaşayamamanın acısından.
yüregim sonbaharları hep yaşasın,
baharım gözlerinde kaldı,gözlerimde acılar.
sahipsiz bezirganlar çignedi gülistanımı,
safi akan derelermdi,kuruyan her an.
kimsesiz bir yaprak acuçlarımda,
kanadı kırık yavru kuş gibi
bir damla gözyaşı avuçlarımda,
cehennem azabı ateşler içinde.
avucum yanar yaprak aglar, ben aglarım.
gözyaşı ortak olur yapragın acısına
kan damlamış karın üstüne,
keman kaş, göz üstünde.
yürekte bir sevdam var,
taşırım baş üstünde.
gel gülüm,gel yanıma,
bir kör kurşun
bir kahpe inat
karayılan misali
çöreklenmiş yüregime
ne bana baglı
ne benden ayrı
korkma bu seslerden sakın,
gir altına ıslan sırılsıklam.
bu yagmurlardır, mutlulugunun,
sesleridir,yüreginden gelen.
titre, ürper, donarcasına üşü,
unutma al, bir tarafında sakla,
sıvaları dökülmüş,
kirden rengi kararmış,
küğf kokan bir odada,
ot dolu bir döşekte,
kaçıncısı olduğu bilinmeyen,
bir çocuk olarak gelirken bu dünyaya.
gidişin mi hızlıydı
kapıyı vuruşun mu.
yoksa rüzgarmıydı,
o sesleri çıkaran.
yagmurun sesleri mi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!