savaşlar yaptırıp,devletler yıkan,
insanı, insana kul edip öldüren.
geceyi gündüz yapıp,güneşi tuttan,
bitmeyen ne gücsün, ey zalim para.
zulmüm sınırsızdır, merhaetin yok,
rengine ölenler, gelenin pek çok,
ne yaparsan yap, başaramayacaksın,
dilinden silsen de türklüğü.
aklına bin parçaya bölsende,
diz vurmaz,göz göremez, söz vermez
türk ihanete.
bu vatan bizimdir,
YA RABBİM isyan degil bagışla bu kulunu,
sana olan sevgimden gelen niyazımdır bu.
kullugum yalnız sana, ibadetim sanadır,
yalnız senden af diler merhamet sensin YA RAB
ne olurdu kaderim yazılırken, anamda
birazcık kul sevgisi katılsaydı ömrüme.
seni sen yapan her şeyi,
kaşını,gözünü,elini,yüzünü,
saçını,dilini,bakışın,gülüşünü,
seni tanımak istiyorum.
selvi boyunu,
ceylan gözünü,
damla, damla yagmur gibi,
adım, adım hasret gibi,
yudum, yudum zehir gibi,
sensizligi soluyorum.
bir ok gibi yavaş, yavaş,
mevsim aşk mevsimidir gel,
içelim kadeh,kadeh bu aşkı.
çiçekler nasıl sarhoş oluyorsa,
bizde sarhoş olalım.
aç yaşanan aşkın kapısını,açık kalsın,
sev beni diyorsun
nasıl seveyim seni.
hiç düşündünmü,
neler yaptıgını,
yaktıgın zamanları
eu oğul neden hep gidersin dikine,
kendine sitem edip, ağlama sonra.
halbuki, ömrümde yerin çok derin,
uzak kalıpta sonra ağlama yavrum.
bilirim sevda denen dertleri,
sıvaları dökülmüş,
kirden rengi kararmış,
küğf kokan bir odada,
ot dolu bir döşekte,
kaçıncısı olduğu bilinmeyen,
bir çocuk olarak gelirken bu dünyaya.
gidişin mi hızlıydı
kapıyı vuruşun mu.
yoksa rüzgarmıydı,
o sesleri çıkaran.
yagmurun sesleri mi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!