HASRETİ SEVERİM
hasret mi, sevgi mi,
ben, hasretleri severim hep
toprağın yağmuru,
akşamın sabaha,
hasret kazanı kaynar ha, kaynar,
feryada sarılır yükselir göğe.
utulan bir eldi, öpülen dudak,
bedene sarılan anlarım hani.
ebcet hesabıi mi bu mutlu sevda,
Hasretim daglar kadar büyük
hasretim deryalar kadar engin.
vuslatını beklerken adım adım
vuslatımda uyutmam dedim seni.
asla anlamadın beni asla anlayamadın
ben gerçekten sevmiştim seni,
niçin yagıyorsun yagmur,
meyi ıslatmak istiyorsun,
baksana...
agaç ıslak..
dal ıslak...
toprak ıslak...
HAZAN
HANİ BİZİM YOLUMUZ GİDERDİ YILDIZLARA,
SANA YILDIZ DEMİŞTİM, YILDIZLARA NE GEREK.
O GİZLİ BULUŞMALARIMZ IN,DİLİMİZDEYDİ TADI,
ŞİMDİ DİLİMDE ACI TADI KALDI, O ÖPÜŞMELERİMİZİN.
haydı var git işine
mal, mülk benim neyime
uymam asla nemruta
mahşerde hesap benim.
istersen sus, ister gül
günlermi gündüzlermi
bilmem hatırlamıyorum.
ne ayları nede mevsimleri,
çünkü benim mevsimim sendin.
renklerle hiç aram yok,
tanımam ki onları.
öçnce sesine vurulmuştum,
çaglayan akışı gibi sessizce.
yüregimde iz bırakan sesini,
gözlerini gördüm nice sonra,
gölgesi suya vuran,
denizi andıran gözlerinde,
hatırlarmısın
kaşlarının arasından öpmüştüm,
öpme! ayrılık olur demiştin,
inanmamıştım
oysaki,,
Hep acılar içinde mutlulugun peşinde,
yıllar yılı koştukça bir türlü bulamadın.
güneş gibi yüzünü,doldurdu hep çizgiler,
ipek gibi saçların dönmüş beyaz yumaga.
Artık ne mutluluklar, ne sevda gelir sandın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!