oturdum dinliyorum
gözlerim kapalı.
istanbul seni degil,
denizler aglıyor
denizlerden uzak
denizler yanıyor gözlerimde
bir yanlış kurşun ile düşersen bir soysuza,
sanmaki saltanatın sürecektir sonsuza.
gün gelir saçlarına düşünce ak kümeler,
kim tutacak elini,sen kimi seveceksin.
zaman dedigin nehir tüm hızıyla akacak,
Sen Gök Yüzünde Hayal Çiz
kopan fırtınaların sessiz nağmeleri
tüm duvarlarını kaplarken yüreğinin
yıkmak için gelen dalgaların seslerini duymadan.
sen, gök yüzünde sagır,
hayali mutluluklar çiz.
biliyorsun seni nasıl sevdigimi,
seni nasıl sakladıgımı.
konuşmalarımda, yazdıklarımda,
üzüntümde, neşemde,
nasıl sakladıgımı biliyorsun.
ellerimdeki sıcaklıgını,
seninde biter sultanı hanın
saçlarına düşer yavaşça aklar,
tarakta kalınca bir kaç tel saçın
eyvahlar gelmiştir çare nafile
ne oturuşuna, ne de yüzüne,
TanYerindendogan güneşin sıcaklıgını,
Yagmurun topraktaki kokusunu.
karlı dağların gizemli doruğu gözlerini,
Çağlayanların dinlendirici serinligi gibi sesini,
VE
Seni öyle özlüyorum ki,
senin gözlerinde
kanadı kırık kuşun feryadını,
kıyıya vuran dalgaların hırsını
dökülen yaprakların kimsesizligini,
ümitsizligi
yalnızlıgı
gece bir örtü gibi kaplarken tüm alemi,
yırttı perdeyi çıglık; patlayan bomba gibi.
gökkubbede yagmurlar agladı beklemeden,
topraga karışan kan, kumlarını dogurdu.
sevda gökte başladı, gümüş damlalarıyla,
dün gece ayaklarım
alıp götürdü beni.
porsugun kenarında
birden buldum kendimi.
yılların öteleri,
tek,tek geçti önümden.
ÖLÜNCE
BİR KADIN ÖLÜNCE
BİR DAMLA YAŞ SÜZÜLÜR GÖKTEN,
BİR YAPRAK DÜŞER DALINDAN SESSİZCE
TOPRAĞIN BAGRI YANAR
BİR KADIN ÖLÜNCE,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!