Beni kırılmış ruhların dizelerinde ya da aşk dilenen nakaratlarda arama. Ben siradan kafiyelere sığmam. çünkü ritmim ateştendir benim... ben, Alelade duvarlara asılmaktansa yoklugun hazinesinde kesfidilmeyi yeglerim
Bir imparatorluğun ağırlığıyla severim. Ama sevdigime gerektiginde diz cokmesini de bilirim. Eğer ruhumun yankısını taşıyan bir şarkı yoksa, butun sarkilari inkar ederim. Kendi bestemi mirildanirim.
Ben histerik ruhlarin daginik hayatinda bir yapbozun eksik parçası değilim. Ben, dunyayi aydinlatmayi ufuk edinmis o capcanli sabah ufkunun ta kendisiyim. Beni komurlukte uyuyanlar goremez.
Benim sevgim bir hazinedir, siirlerle, dolu, seranetlarla dolu. Benim sevgim mirastır; sadece kıymetini taşıyabilenlerin simalarinda parlar. Nankorlerin, embesillerin, hele korlerin haddine degil sevilmeyi beklemek...
Ben demir atmak icin guvenli bir liman aramam. Ben o limanim. Firtinalar, sığ sularda boğulmaya alışmış olanları korkutur. Benim limanimda olanlari degil.
Gururum, kibrimden değil; ruhumun paha biçilemezligindendir. Diz çökturdugum munafik bir kalbin galibi olmaktansa, tek başıma zirvede firtinayla sevismeyi seçerim.
Ben salt anlamak icin okunan duz bir yazi degilim. ben, okunmayı bekleyen bir kitap da değilim. Ben okurken iliklerde hissedilen o mağrur ve ilham dolu serbest şiirim. Ben her gun baska bir kosesi keşfedilmeyi bekleyen bir coğrafyayım.
Akordu bozuk bir kalbin benim kalbimin ritmini yakalamasini beklemek saftirikliktir. Ben o saftiriktim bir zamana kadar. Taki Kainatın senfonisini dinleyen kulaklarim, sığ ruhunun kurduğu o yapay miriltilardan usanana kadar...
simdi ise artık sadece birer sinek vızıltısısin... sanmaki bunca sene sana bas eğdim, sadece ufkumdaki o görkemli geleceğe kilitlendim.
Varlığım kıpkızıl, taptaze bir sabah ufkuydu; ama o muazzam doğuşu, uyuyakalan ruhun hep iskaladi.
Varlığı bir su birikintisinden ibaret olanı okyanusun kıyısına da götürsen, nasibi ancak kendi sığlığı kadardır; ruhunu nirvanaya çıkarmaya amade o muazzam merdiven sevgimi, hayatinin tüm basamakları kömürlüğe sadece komurluge inmis senin anlamani beklemek zaten en büyük yanılgıydi
Gidişim bir kaçış değil, bir hükümdür. Kıymet bilmeyene sunulan her duygu, kutsal bir emanetin ziyan edilmesidir; ve ben, ruhumu ziyan edecek kadar ucuz bir hikayenin kahramanı değilim.
Gözlerimdeki o dik duruş, kalbimdeki kırıklardan değil, o kırıkları birer kılıca dönüştürme gücümden gelir.
ben, detone sesinle bozabileceği bir nota değilim. Ben kainatla ritim bulmus bir enstrumanim. Sen o kufurlu gürültünle kal; ben, kendi ruhumun ufkunda her sabah calinan o kainat senfonisini dinleyemeye devam edecegim.
bir mücevher, tozun içinde kalsa da değerinden bir şey yitirmez; ve o tozda o mücevheri hak etmis anlamina gelmez. Tozum silkelendi sadece. Ben degil toz dokuldu.
Benim ruhumun gökyüzü, senin dar kafesine sığmayacak kadar genişti zaten.
Senin o karanlik komurlugunden benim ufkumu gormen zaten mumkun degilmis.
ben, firtinada yagmurda, karda guneste her han her sartta ufkunu karartmayan, güneş se gunese bulutsa buluta yagmursa yagmura karsa kara gülümseyen o umitli duayim. Cunku kara bulutlar herzaman gecip gider. Ve ufuk her zaman yeniden guler.
Elini uzatanın niyetini, gözlerini kaçıranın korkusunu hic bir zaman okumadim. Cunku bana dusen hep kendim olmakti. Ve ben hep kendim oldum.
Sonuçta ben, senin sığ sularında boğulmayacak kadar derin, küçük hesaplarına sığmayacak kadar hürüm. Üzerimden silkelenip giden her toz zerresi, beni asıl cevherime biraz daha yaklaştırdı. Artık ne senin karanlık kömürlüğüne inen merdivenlerin ne de o detone gürültün ruhuma değebilir.
Ben, kendi ufkumda her sabah yeniden doğan o kızıl duayım; sen kendi boşluğunda yankılanırken, ben kainatın sonsuz senfonisinde en mağrur notamı çalmaya devam edeceğim. Circir boceklerinin kulaklari cinlasin.
Ahmet Ihsan AracKayıt Tarihi : 14.04.2026 07:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!