Asma Katlı Bir Düş
Bir gün, deniz manzaralı bir evimiz olsun isterdim seninle...
Asma katına yalnızlığımı bırakacağım, alt katında senin gülüşün dolaşacak. Pencerelerimiz sabaha değil, birbirimizin gözlerine açılacak.
Bahçesi güllerle dolu olsun isterdim. Öyle birkaç gül değil... Her köşesinde senin adını taşıyan renkler açsın. Kırmızısı özlemimi, beyazı sana duyduğum temiz sevgiyi, sarısı birlikte güldüğümüz günleri anlatsın.
Akşam olunca, deniz usulca vururken kıyıya, ben başımı omzuna yasayayım. Ne geçmişten konuşalım, ne yarınlardan...
bazı mutluluklar kelimelere ihtiyaç duymaz.
Bir fincan kahve, iki yorgun kalp ve birbirine kavuşmuş iki ömür yeter.
Sonra yıllar geçsin... Saçlarımıza kar yağsın, ellerimiz buruşsun, aynalar gençliğimizi bizden alsın. Ama sen, o güllerin arasında ilk günkü gibi gülümse.
biri sorarsa bana: "Hayatta sahip olmak istediğin en büyük şey neydi?"
Ben denizi göstermeyeyim, evi göstermeyeyim, gülleri bile göstermeyeyim...
Sessizce seni göstereyim.
ben hiçbir zaman asma katlı, deniz manzaralı, güllerle dolu bahçeli bir ev istemedim aslında.
Ben o evin içinde seninle geçen bir ömür istedim.
Ama hayat, her zaman hayaller kadar cömert davranmıyor insana...
Bazen deniz uzakta kalıyor, bazen güller açmadan soluyor, bazen de en güzel evler, içinde sevdiğin insan olmayınca soğuk bir duvardan ibaret oluyor.
Ben bunu seni severken öğrendim.
sen yokken, en güzel manzaralar bile gözlerime sis indi. Martılar uçtu gökyüzünde, dalgalar kıyıya vurdu, güller baharda yeniden açtı... Ama hiçbirinin içinde sen yoktun.
Oysa hayalimdeki ev hâlâ duruyor.
Asma katında birlikte yaşlanacağımız günler, duvarlarında kahkahalarımız, pencerelerinde denize karşı edilen uzun sohbetler...
Bahçedeki her gül, sana söyleyemediğim bir "seni seviyorum" gibi.
bilsen...
Ben o evin kapısını hiçbir zaman kilitlemedim. Belki bir gün gelirsin diye.
Belki bir gün, yılların yorduğu iki kalp olarak aynı verandada otururuz.
Sen güllere su verirsin, ben seni izlerim.
Deniz önümüzde sonsuzluğa uzanırken, hayat arkamızda sessizce kapanır.
o gün anlarsın...
insanlar ev aramaz bu dünyada.
Bazıları, ömrünü bir insanın kalbinde yuva olmak için geçirir.
Benim yuvam da, başından beri sendin.
Ne denizdi aradığım, ne güller, ne de o güzel ev...
Ben sadece, ömrümün bütün mevsimlerini senin yanında geçirmek istemiştim.
Birlikte yaşlanmayı, aynı sabahlara uyanmayı, aynı yağmurları dinlemeyi, aynı sessizlikte huzur bulmayı...
aşk bazen büyük sözler değildir.
Aşk, bir fincan çayın buharında beklemek, gece üşüyünce üzerine örtü olmak, ve dünyanın bütün kalabalığına rağmen aynı insanda dinlenebilmektir.
İşte bu yüzden, kim ne alırsa alsın hayattan, kim hangi manzaraya uyanırsa uyansın...
Benim en büyük hayalim hâlâ aynı:
Bir sabah gözlerimi açıp, karşımda denizi değil, seni görmek.
o an, bütün dünyaya karşı sessizce;
"İşte şimdi evime geldim..."
diyebilmek.
Kayıt Tarihi : 15.06.2026 05:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!