Aç martıların çığlıklarından doymak için
Kendi açlığımı unutup kucakladım sevinçlerini
Son kez vurup kıyılarına kendimi
Şans dilenerek açtım göğe ellerimi
Küçücük ayak izlerine dikip bakışlarımı
Öyle bir sessizlik ki
Ellerinle tutabilirsin
Boğuluyor içine düşen sevinçlerim teker teker
Kıyılarda oynaşan güneş hüzmelerine inat
Kara kilitlerle sarmaş dolaş oluşlarıyla
Düşüyor soluğuma
yine mi ağladın sen
yoo uğraşma saklayamazsın benden
sen istemesende
o renklerin oynaştığı
elâ gözlerin verir seni ele
biliyor musun
Yine mi
Hüzünle anacağım seni
Gelişinle
İçimde açan
Rengarenk yaban gülleri
Gidişinle
dikkatlice kalbim sende
dinliyor, izliyor, seçiyor
işe yarayanlarla
yaramayanları ayırıyor
çürükler çöpe
sağlamlar gönlüme
Bir başak tarlası gibi
Bakışlarının esaretinde
Her dönüş yüzüne
Bir yöne yatış olmalı
Gözlerindeki her gezi
Her sabah ayrı bir pencereden
Süzülür göğe bakışlarım
Şaşkınlığıma nida olur dudağıma yapışık ıslıklar
Hayat ne kadar kısaysa
Bir o kadar uzun alınan soluklar
İçimin keyfi
Sen
Öyle vurdun ki yüreğime
Yaşadığım güzelliklerinden
Bir tutam versen
Yeterdi bana
Hiçliğe alışamıyorum
bilir misin sevgili
gün geçtikçe kazındı içime adın
duyulmuyorum ama mihenk taşısın sancılarıma
bu gülen yüzün ardında
yazdığım her satırın sonunda
çığlıklarla gelen her sabahta
Yine sen varsın karşımda.
Her zaman oturduğun koltukta,
Yüzünde o çok sevdiğim,
Sarsıcı gülümseyişinle,
Her yanımı saran sıcaklığınla
Yine ordasın, karşımda...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!