Yine çocukluğum düştü aklıma
Gidip memleketi göresim geldi
Oğlum dalga geçti şaştı aklıma
“Hay gelip” ağzına vurasım geldi
-Aga’mın Hikâyeleri 2-
Koyun dağda otlarken
Önüne hendek çıkmış
Tam hendeği atlarken
KÜÇÜK MEMURUN RÜŞVET YEME KILAVUZU
Eğer bir gün rüşvet yersen
Sırıtmadan yemelisin
Çehrem nasıl olsun dersen
Sorutmadan yemelisin
Yanlış ise hakim düzen
Doğru diyen zorda kalır
Hiç farketmez bahar hazan
Her mevsim aşk serde kalır
MARAŞ’A AĞIT
İki bin yirmi üç yılı
Tarih Gücüğün altısı
Zelzeleden Anadolu
Oldu çalı karaltısı
Hakkında var mıydı böyle muhabbet
Allah’ın seversen söyle mazbata
Bu seçimde halktan gördüğün rağbet
Kıyaslanmaz hiçbir şeyle mazbata
Herkes bir yerlerde ışık görüyor
Küçükten büyükten medet uman var
Millet tutunacak bir dal arıyor
Sarhoştan ayıktan medet uman var
Bir ömürdür beni yoran gaile
Geçim dedi gerisini demedi
On iki ay oruç tutar aile
Açım dedi gerisini demedi
Bu ikinci mektup bizlere dair
Oku hâlimizi hayal et baba
Cadıya övgüler diziyor şair
Leyla’ysa artık bir hayalet baba
Köpeksiz köy olmaz tedbirli davran
Sen sen ol değneksiz dolaşma oğlum
Koyun postlu kurtla sarılı çevren
Kuzu dahi olsa dalaşma oğlum
Kılıfı hazırlar minare çalan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!