Ağam ben zamana bekçiyim
Ne seni tanır nede bilirim, sende beni
Dilinden düşen tüm hayr ve şer bana gelir
Ah eden sevdalı yetimlerinde…
Dinlerim sesini tiktaklarının, sizin vakit kutucuklarınızda
Ağlamaya yüz tutmuş elli kat boyalı duvarlar
Sen geceye bir nur idin, kendi dibinden bi haber
Ol ki şahı merdan idin, kendi dininden bi haber
Ruhunu pak sanmış idin, kendi kirinden bi haber
Sevdiğim ârâna mugayirsin, ârân sihrinden bi haber
Menzili ala deyip gittiğin, ataş közünden bi haber
Sen mi beni bekliyorsun karanlık dehlizinde
Neden buğulanan gözlerini göreyim neden
Halbuki seni arıyorum gölgemin izlerinde
Gördüğümde yüreğime kazıyorum yerden
Bir zincir var bana gelmene engel galiba
Sonra ben sustum
O konuştu ben sustum
Sonra o sustu
Yer konuştu, gök konuştu
O sustu
Bir rüya olmalı bu yada harmanım
Ne tasma boğazımda nede hamaylı
Üşüyen ayaklarım çıkan parmağım
Mektepte müptezel aslen alaylı
Karmaşık hisleri atmalı kenara
Kerahat vaktiydi,
sabahtan önce geceden sonra
Selalar okunuyordu, korkmuştum
Mahalle eşrafından diyordu
Annem adımı söylüyordu...
Kısık sesle yavaş yavaş çalsan
Dünyamın karanlık dehlizlerine
Bu içimdeki dertlerimi alsan
Koysam yüzümü dizlerine
Ellerde ne gam var ne kasavet
Sabah olacak, sabahlar olacak
Gecenin ortasına gün doğacak
Ezelden gelen atlılar çok aradı
Mutluluğu ebede gidenler bulacak
Sabah olacak, sabahlar olacak
Gecenin ortasına gün doğacak
Ezelden gelen atlılar çok aradı
Mutluluğu ebede gidenler bulacak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!