Akşam olmuştu.
Pencereden içeri giren soğuk, eski perdeleri hafif hafif sallıyordu. Sobanın içinde yanan son kömürler sönmeye yüz tutmuştu. Kadın, yıpranmış ellerini dizlerine koyup çocuklarına baktı. Üçü de sessizdi. Açlığı konuşmadan öğrenmiş çocukların sessizliği vardı evin içinde.
Anne, elindeki kuru ekmeği küçük parçalara ayırdı. Kendine hiç ayırmadan onların önüne koydu.
“Ben tokum.” dedi.
Oysa iki gündür doğru düzgün bir şey yememişti.
Hayat onun omuzlarına genç yaşta çökmüştü. Daha çocuk denecek yaşta büyümeyi öğrenmişti. Önce babasının sertliği, sonra yoksulluk, sonra da hayatın bitmeyen yükü… Herkes bir yerden sonra bırakmıştı elini. Ama o bırakmamıştı çocuklarını.
Sabah olmadan kalkardı.
Sen Deniz Feneri
Hüzünlü bir kış günü başladı yolculuğun
Çocukluğun yıkık kentlerde
Ve kesme kaya caddeli ahşap evlerde geçti.
Okuma yazmayı öğrendiğin
Gazetelerdeki terör sayfaları
Devamını Oku
Hüzünlü bir kış günü başladı yolculuğun
Çocukluğun yıkık kentlerde
Ve kesme kaya caddeli ahşap evlerde geçti.
Okuma yazmayı öğrendiğin
Gazetelerdeki terör sayfaları




Her kadın anne olur fakat ana olamaz..
Emeğinize yüreğinize sağlık..
Sevgi ve saygılarımla
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta