Şubatın altısı/saat dört; yelkovanın takadı kalmadı.
Uyuyanlar vardı yataktaydılar
Çalışanlar vardı iş görürdüler
Yemek yiyenler, çocuk emzirenler
Yola gidenler ve geri dönenler
Yorgun düşenler ve düşünenler
Çaresiz düşünenler
Habersizdiler büyük çaresizliklerinden
Habersizdiler öleceklerinden.
Akrepler ayrılığa kurulmamışken
Yelkovanlar on yediye direnirken
Yelkovan ilk kez on yediye geldiğine ağladı
Göğün gözyaşları donmuş ortalık karbeyazdı
Ve kapkaraydı ölümün soğuk ve sessiz çığlıkları
Gök ağladı yer ağladı beton kana doymadı
Saraydaki baykuşun tüyü kıpırdamadı
Ölüler vardı yataktaydılar
Ölüler vardı ölüler nöbette
Ölülerin ölüsü ölmekte
Ölüler vardı henüz ölmemişlerdi
Hastaneye sığındılar, hastaneler yıkıldı
Postaneye sığındılar postaneler yıkıldı.
Cami Allahın evi dediler herkes sığındı
Evde yoktular dostsuz kaldılar
Kiminin eli kiminin kolu
Kiminin kızı veyahut oğlu
Kiminin asırlık dalı
Kiminin cihandan bahtı kesildi
Ekin tarlalarına ölü ektiler
Ekin biçmediler kefen biçtiler
Tek umutları hayatta kalmaktı
Anadan, babadan, yardan geçtiler
Saray odalarından mektup yazdılar
Sizinleyiz dediler orda yoktular
Yardım kolilerine her şey koyuldu
Kefen koymadılar onu unuttular
Ölüsünü gömene su içirdiler
Su soğuktu diye su iç dediler
Ölmeyen vardı enkaz altında
Duyan var mı diyene ölün dediler
Ve kalanlar vardı uzaktaydılar
Hem oradan hem kendilerinden
Konu ölüm olunca biraz toydular
Ölümü unuttular şiir yazdılar
Kayıt Tarihi : 13.05.2026 03:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!