Ağlama sakın, yanaklarıma yaş salma yüreğim!
Çocuk değilsin daha çok düşer başım hüzünlere.
Görürsün belayı, sükûnet etti diye aldanma!
Her acıdan inlerken zaman vuracak, o dinlenmez
Boynumu eğme! Yıkma beni sakın, sen yerlere.
Kulağımda acı bir ses!
Dinliyorum, ben çıkmışım aradan
bensizlik içinde;
hani kefenim, hani mezarım benim,
hani, kanlı bir ceset olup düşesim! ..
Bu anlar, öyledir bana!
Saçmalıktır şiir biraz aslında
Saçmaktır kendini şu orta yere!
Senin olma ihtimali sıfır olan için;
Yüzde yüz olmaktır, dönmeyen yüze.
Bir ıssızlık oturmuş içimin kapısına
bir aralık bulmuş aman diyeyim,
Eyvallah etmezsem, kim selam verir bana.
Ay gibi tutulur, mateme oturur ve gitmez
lir gibi çalınır şahıma.
Diyelim ki ben yanlış anladım;
sen anlatmakta kusur işledin.
O halde teşbih ettiğin bu yol,
boka sarmış ağa, aklı değiştir!
Sandığın o biz olmadık daha,
olmadık işleri başımıza yıkarsın.
Ne aynıdır ah bu sancısı aşkın
Ne yalandır duyulur, en güzel şarkıda
Sessizce bir acı sokulur içine;
Tatlı bir telaştır saat başı kurulan.
Çalmadı hiç kimseye böyle bir zaman
Sormadı yüreğin içini açıpta
Ağzı Allah diyenin haram sıçan götüne!
Layıksınız ulan, layıksınız! ...
Aklı şaşan zübab'ların iğne girse götüne
yetmez bu deyu deyu çuvaldızı ararsınız.
Han ile handanı; kar olmuş, kara olmuş.
İlet ile gele gele; içten içe yara olmuş.
Bu asur'a dokunmuş her ateş
bilmezdi okyanus’un serin kalbini.
Ve gelen o yalaz! Düşen suyuma
darbıyla mahvın öyle bir kalleş!
Deştiler içimin ruşen evini
yıktılar yüzümün o mavi resmini.
En fazla bir kaç dakika
Bir kaç gerçeklik dışında kalan
Yapışan tenlerin teri uçtuğunda
O kadar gerçek arzusu insanın.
Ne kadar ıslak olsa sokaklar
Kulağı sağır ama yüzü kulak
Gözü duymayanın ağzı sağır
Kalp öğüten, mide bağırsak!
Aklı duymayanın eli söz olmuş.
Kim, kime çatıyor! Dil uzun
Sen değil, ben değil, o değil!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!