Gecenin karanlığında bir fısıltı gibi, bir ırmak gibi aktı geldi
Sonsuzluğu dolduracak bir ışık gibi, iki gözü baktı gözlerime.
Bin yıllık bir kuraklığın, çoraklığında yüreğim ilk defa titredi
Gecenin karanlığında! Ah Altan, ah bir yıldız önüne düşüverdi.
Titremesin, kalbine girmesin, bırak! Ne kaldı sana bu kavgadan
Düşüncenin onuru sudan köpük mü?
Her sözünü yırtmak namlı bir iş!
Ziyanda bir tümce kursa kalemin;
o cümle yüzüne, siktir çeker mi?
Işıklar içinde bir yol, uzayıp giden
''Basit kelimelerle düz kurgular yapmanın anlamı yok. Söylendiği gibi işitilen bir söz, görüldüğü bilinen bir manzaradan daha fazla olamaz. Oysa anlamı süslemek; ayrıntıları görülmeyen içselliğe, bilinenden daha çok, idrakı meraka yoran, bütün derinliklerin hicvidir.
Düşünceyi yormak, kalbi hayata ortak etmektir. Aklı içiyle buluşturan bir dil, gözüyle değil yüreğiyle yaşayan bir insanın yükselebileceği en büyük makamı temsil eder...''
Dili yok,
Hiç bir günahın hepsi karanlık
Saklı, gırtlağın biraz gerisinde
Küçük dilden aşağı sarkaç gibi
Balgamına bulanmış tutarsın ciğerinde.
Keşke söylenseydi bana vakit
Gülmesin, varsın o güneşin yüzü bile
Karanlık çaredir bilki asırların küskünlüğüne.
Biz mezarların toprağına konmuş cansız kelebekler
Kuzeye bakan yamaçların üstünde eriyen
Birer çiğ damlaları gibiydik.
Etmesin lafzını tek bir kelime
Varsa; içimde kuruyacak duygudan bir tek eser
sen çıkart Ya Rap! Yürekte ki o canı.
Kaldıysa tek bir damla insanlık yüzüm
sen ağlat Ya Rap! Sen ağlat gözümde ki rızayı.
Kıyılmasın insan, iblisin derdiyle meşk etmiş
acılar içinde Ya Rap! Sen kurtar mazlumu.
İthamın yanlış yere gidiyor, bilesin!
Yazık ediyorsun içimin enkazlarına.
Vurduğun yerde en şuh halim ölüyor
Sonra küsüyorsun konuşmuyor diye...
İçimde ki ölüler, dirilmez bilesin!
Ne derler biliriz, biz azizim!
Bu ucube kasvını mahvına yar etmiş belayı başa sarınca bir millet:
Azın kararı farika dır!
Harikadır mirim kıça giren illet.
Koltuk ile ihya oldumu bir zalim;
''şerri şeriat'', ''belayı hakîkat''
Birde, bana acının kendisi
Kapıyı çalıp: ben geldim, demez mi!
Hangi gün uzak kaldı yüreğimden?
Hangi gece rahat bıraktı şu halimi?
Daralan duvarlarım, karanlığım var!
Kapanan üstüme, yıkılan başıma.
Sana sıcak bir çay söyleyeyim BEN
Birlikte içelim, gözlerin gözlerimdeyken tadı güzel.
Ben sana bakarken aşkı meşk eyleyelim
Çay bahanesi olur her yudum içime akarken.
En güzel vaktidir senle bu sabahın
Senle bir an, bir bardak çayın tadı kadar güzel.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!