Dediler ki:
Sen, karanlığın çocuğu doğacaksın
Gün sana haram, helal olan karanlıktır!
Gölgeler senin için, saklı ve gizli senin
Umudun gözyaşı olsa, o gönül kör olur
Sen gölgelerin avuntusu, ümitsizliksin.
Ne güzel bir serinlik vuruyor cana
Kapım açık, yağmur döküyor içimi
Yapraklar acımasız şarkılar söyler
Anılar çalınıyor, ıslak makamında.
Urumçiden, Ural’a kadar uzanan
Ağlaman boş diyorum sana! Artık kurusan.
Nice rezil, nice soysuza yağma artık!
Ben yaş'ın da değilim ki sen haki're acırsın
Bırak kavrulsun imansız! Çekil, git artık!
Sensiz dert götürmez, içi çöle kum olmuş
Dizeler alt alta gelse ne olur, yan yana dizilse tümceler
Anlamı sen olmayan hiç bir simge ve bütün imgelerin
Lütufuna yerdiğim koca kâinat ve göze gelen şu zuhur
Sen olmayınca dünya olsa ne olur! Ne olur, olsa yalan.
Hani dolansa şu çehresini, ömrü olduğu kadar uzun
Irmakları sarsa cennet gibi serin ve ayyuka uzansa
En büyük yalandır, bir cam kırığı gibi dağılıp
her parçadan çıktığını söylemek kendine.
Ne çok hatıram var kesen yüreği,
öyle; birine usulca varıp
soramaz insan, soramaz işte!
O güzel zamanların ne olduğunu.
Ya şafaklar sussun, ya gönlüm!
Ya ateşten çıksın demir, ya kalp gövdeden
ne mahrum, ne sahip aralar bilinsin!
Sonralar gelsin göze, söze biçtiğim
niyetler dökülsün yazılsın başıma.
Bu harap, bu zil zelal kahrın içinden
Yalnızlığın mucizesi mi olurmuş?
Yok be öyle çelik gibi bir duruş
yok öyle başı dik, öyle içten bir gülüş...
Sevinçli yalnızlık mı olur?
Bunu kim demiş? Kim demiş! ..
O hangi geridir ki
Fecrim de düşmeyen yanağıma
Kaçar gibi batışın beni ziyan etmez.
Oysa sabahtan yatışa kadar
Kaç kadeh uzanır senin şerefine.
Batarken sırtına dağların uzansan
Hayatın sevgisinden
Demir almak varsa uzaklara.
Yalnızlığa açılmak
Ruhun okyanusunda
Masallarla avunup
Hikâyeler uydurmak
Utancı bilmeyen çamura kardeş
Nebiye meşk eden ahlak ve erdeme
Kendini bilmeyen harama özdeş
Nice Kıptiler gördüm ahlak ehlinde.
Yol verip suya nice dağları geçen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!