Baksam diyorum İstanbul’un bir yakasından
Boğaza dönüp derin derin baksam
Ey gönlümün kadını sensiz bu şehirde
Hayalinin peşinde sokaklarda kaybolsam.
Zaman hayalime bir umut yeri
Hangi ateş vardır ki yaksın?
Şehvetin yatağında sustursun beni.
Sadece bu an değil istediğim…
Öyle bir okyanus ki hayalim!
Sonsuz bir aşk ve uçsuz bir başlangıcın
En derin yerinde içine alsın beni.
Hani, üşümez bir daha yüreğin
Soğuk sana ne dokunur bende
Sokulmaz hiç bir sebep dediğin
Dakika da yerle bir edip giden
Nankörlük görünmüyor göze.
Gecenin sesi var içimde
Bir kavga koptu derinden.
Yasta kalmış gibi hazin
Çizgisi yılların yüzümde.
Şikâyet etme hiç, gelme!
Özlemin uğramış, akşamdan
Seheri saran kokundan bildim.
Pusular atılmış, tutulmuş köşeler
Saklar hep bir alçağı kenarda
O ürkek halini; izinden, tozundan!
Uzun ara atılmış, gelmeden giden
Çınlasın kulağın ecel sesiyle
Dalgalar kabarıp göğe taşarken
Şeytan gölge benlik önde
Çağırıyor seni azap ülkesinden
Toprak tutuşur, deniz uçar
Söylemeli rüzgârlara;
Dağlara fısıldamayı bırak!
Gel, içimizde eğlen.
Dağ gibi bıçağında keskinliğin
Mahşeri azabında kıyıl.
Kara yağız adamların yüreğinde
Zaman tutuşur benimle, kavgası adil olmayacak
Bir savaşa!
Bir taş gibi heykel gibi yontulmaya yok hevesim
Biraz sevda ve gözyaşı kalmış içimde
Onuda sana bırakmaya hiç niyetim yok.
Bu acınmalar ve hor bakışların çığ gibi düşsede
Ve seslendi tayfa.
''Kaptan kara göründü! ''
—Salak, o senin kara dediğin!
Aşımız, ocağımız, kadınımızdır.
Dilini yumuşat biraz, kibar ol!
Rüzgâr kızıp ta sürmesin bizi
İbrettir göze değmez nice zuhur
Seni benliğinde tutar fark etmezsin.
Söyletir diline, hecen kimdendir?
Ben gibi kurulma, nankör insan.
Açılmış hücrenin diyaframları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!