Bir mavi gibi gel tekrardan.
Deniz sakinliği kadar huzurlu,
Gökyüzüm kadar sonsuz,
Umutsuzluğun ihtimali olmadan...
Yıka yüreğimi en temiz sularınla.
Avuçlarımda yıldızları tuttum bu akşam
Dupduru yeraltı nehirleri gibi
Ay kadar parlak
Arılardan hünerli.
Temiz, bir günahkârın ilk tövbesi gibi
Avuçlarımda tuttum yıldızların en güzelini;
Ey benim;
Canımın canı
Gözümün nuru
Gönlümün sultanı
Yüreğimin süruru güzelim...
Hastalığımı dahi bilmeden
İlaç almak gibiydi
Sensiz geçirdiğim günler...
Anladım ki;
Fayda edemezsin artık
Adını haykıracağım günlere hasret
Korkunun ne demek olduğunu bilmeksizin
Her yanın mavilik koktuğu yerde
Sesini duyuracağım özgürlük
Yağmurları getir en verimli topraklara
Şubatta yağan kar taneleri gibiydi sana olan sevgim;
Öylesine temiz, öylesine narin.
Ve sen nedense bir türlü kışı sevemedin.
Yaktığın ateşi söndüremeyip, sonunda ikimizi de erittin.
Söyler misin,
Bir sonbahar akşamı esen rüzgara
Söylesem getirir mi ki seni
Tutsam ellerinden bırakmasam bir daha
Bütün yapraklarım dökülürken şimdi...
Yapraklarım, sen ve ölüm rengi
Gökyüzünün mor köşesindeki sonbahar güneşim
Anlat, neden böyle durgunsun?
lşıldıyor, ısıtmıyor,
Görünüyor, hissedilmiyorsun ...
Sende aklım, fikrim, ümitlerim...
Doğmamış günün güzelliği,
Eğilen başakların bereketi,
Sevdaya kanat çırpan kuşlar var...
Aniden uyanırsan gecenin kör vakti
Dalarsa gözlerin tavana belli belirsiz
Yaşlılardan örnek al, onlar da bir gün genç idi,
Hayat o kadar kısa ki bu toprak kimleri yedi, bitirdi.
İyiliği dağıtırken korkma, bugün yaptıklarınla varsın.
Ve asla şunu unutma, yarın sen de yok olacaksın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!