Bana kalsa bir an bile ayrılmazdım yanından
Sımsıkı tutardım ellerini
Ki bu eller niçin var
Dokunup sevemezsem seni
Hasretin git gide ağırlaşıyor
Rüzgârlar fısıldıyor geleceğini
Sıcak düşünceler içindeyken
Soğuk sular döktüğün gün
Kırıldı bu kalp,
Cam bardak gibi...
Müzikten gizemi
Resimden renkleri
Anneden şefkati
Ve beni benden almışsın...
Sana giden gönül trenim
Garından kalkarken
Birçok yolcusunu
İstasyonda bıraktı...
E.A.K
Uğraştım kırıp dökmeden sevmeye
Hakkım yok zaten fazlasını söylemeye,
Elimden geldiğince
Hep sevginin dilini kullandım..
Yorgundum, sustum
Kafam çekmez bazen bilirsin..
Sıcak ve bunaltıcı, günlerden bir temmuz gecesi...
Ortalık sessiz, aklımda yine sen.
Yorgun gözlerim henüz uykuya dalamamışken
Keşke sesini, tekrar duyabilsem...
Akar alnımdan ter kağıdıma damla damla
Dostluklarını kurarken dikkat et derdi babam,
Bir elin parmak sayısını geçmez ya zaten.
Sen gülerken herkes gülebilir ama
Mühim olan yanındakidir ağlarken...
Ve gülmeyi tutku olarak gör kendinde
Bir gün o an gelip çatarsa eğer;
Göz göze gelmeyelim ne olursun.
Benim en büyük sakarlığım
Gözlerine takılıp ateşe düşmek,
Biliyorsun...
Mevsim ise mevsim en güzellerinden,
Sen baharın gelişini en erken müjdeleyen
Sevincin, mutluluğun, umudun simgesi
Günün her saati gülümseyen
Yenilenmeyi hatırlatan
Hassas, coşkulu ve masum
Mimoza çiçeğimsin benim...
On dokuz Şubat iki bin on dokuz;
Damarlarımda akıyor gençlik kanım
Umut yolunun başındayım
Bugün, on dokuz yaşındayım...
Yıllar önce bu tarihte;
Yağmurlu bir cumartesi gecesinde
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!