Uzandım vuslatı sarmadı kolum
Gurbette bir mahzun bir garip kulum
Sılayı ne vakit bulacak yolum
Bir günüm bir asra döndü gurbette
Zehir oldu ballı , kaymaklı aşım
Görünmez göz ile ruhumda sayrı
Şu gurbet ellerde durulmaz gayrı
Nice zaman oldu düşeli ayrı
Memleketten haber var mıdır bilmem
Kaç zaman kaç mevsim hasretle doldum
Aldanma bu şehrin gürültüsüne
Ben acılarımı hep sessiz yaşadım
Türlü maskeler geçirdim yokluğuna
Sahte tebessümlerin arkasına sığındım
Bir yer bulamadım kendime kaçacak
Bin lisandan , bin lügat olsa ellerimde
Nasıl anlatayım sana sensiz kalmayı
Yokluğun böylesi vâr oldukça yüreğimde
Kesmiyor gözüm yokluğunla var olmayı
Sıra sıra dizildi hasretin tesbihimin ipinde
Ne vardı hiç bilmeyecektim seni
Hülyalar görecektim avutup gözlerimi
Seyre dalmış en eşsiz manzaraları
Güzelliklerden uzak olmayacaktım
Bir haber olsaydım güzelliğinden..
Sarsılmaz düşler inşa edecektim
Sensiz düşkün bir deliyim
Ben kendime el gibiyim
Susuz çölde gül gibiyim
Bana böyle kıyma Leylam
Yâr yolların bana menzil
Akma ey gözyaşım çağlama boşa
Ferah tut gönlünü dağlama boşa
Karalar , yeisler bağlama boşa
Geçer bugünlerde Mevla Kerimdir
Kapkara bulutlar çöksün isterse
Rehbersiz yolumuz , sonumuz berbat
Alınlar secdesiz , diller ki hoyrat
Müslüman Kuran'a , İslam'a tezat
Bilenler söylesin ne oldu bize
Bilenler kalmadı haram helali
Mihrabımdır mehtabı andıran o yüzün
Güzelliğin tarifsiz , tasviri imkansız
Sensizliğin adıdır takvimlerde hüzün
Çıkıp da gelsen bir gün , bir gece apansız
İlhamınla düşer sözcüklerim kağıda
Ölümü bekledim bu gece
Seslendim; kimsesiz gecelerimin sahibine
Yağmaktan yorulmuş gözlerim
Her yanı nasır bağlamış kalbimle..
Bir başıma çektim keder akşamlarını
Sanki omuzlarıma bindi dünyalar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!