Karanlığına sığınırım gecenin
Tüm şehir ışıklara bürünürken
Örterim gözyaşlarımın üstünü
Gövdeler arasında bir başımayken
Etrafımı çevirir dört yanda duvarlar
Fikrime ismini mıh gibi çaktım
Seni andım durdum yine bu gece
Sigara üstüne sigara yaktım
Seni andım durdum yine bu gece
Hasretin zulümdür bu garip cana
Nârına yandığım vefasız çıktın
Adından söz etmek ar bundan böyle
Hançeri bağrıma saplayıp gittin
Yaşadığım her gün kâr bundan böyle
Çileyi , kederi bana yâr ettin
Çık da gel sevgili , bu şehir seni özlemiş
Bak kapkara bulutların suratı
Yaş döker ıslatır her geceyi
Henüz kokunu duymamış sokaklar
Çiğnemediğin kaldırımlar var
Kırgın, gölgesinde oturmadığın ağaçlar
Lügatlar tariften yoksun kalırmış
Kalemler çaresiz , yazması güçtür
Her bakışın bir can , bir âh alırmış
Tasviri edilmez , çizmesi güçtür
Sorma bu halimi neden bu sükûn
Gölgen gibi ayrılmayacak peşinden ahım
Düşeceğim aklına apansız , için sızlayacak
Nasıl ki doğmadıysa benim sabahım
Senin de göğünden karanlık eksik olmayacak
Yarım kalmışlıklar kanayacak yüreğinde
Tanrı Dağda ecdad , eylesin bayram
Hürriyettir bugün , milletçe kıyam
Kımızlar sağılıp izzet-i ikram
Toy ola kut bula yurdumuz bugün
Yıkmışım dağları , var mı bana eş
Sen gittin gideli kahpe Şubatlar
Yaşlı kaldı gözler , kanlı pusatlar
Yakıldı ardından binbir ağıtlar
Acımız dağları aştı Fırat'ım
Eridi sabrımız, merhametimiz
Dermanım bilmişim zehirmiş suyu
Hayali aldatır sevdanın huyu
Silindi sayende gözümden uyku
Hep seni düşündüm geceler boyu
Savrulup tükendim kader yelinde
Hain yağı seğirince
Tan yerinden ağarınca
Cihad bizi çağırınca
Beratlanıp geleceğiz
Kürşad ile Tanrı Dağda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!