Ateş sandığım, meğer aşk kandiliymiş.
Elin değdi, tenim değil, nefsim yandı
Bir kadın da değildi, o akşam giden
Bir çağ kapandı, gökler karardı sanki
Gidişin, sessiz bir adım değildi;
Dağların omzundan kopan bir çığdı.
Deniz sustu, rüzgâr diz çöktü,
Gece, siyah takımını matem için giydi.
Bilirim...
Hangi gül omzuna eğilse diken olur,
Adını anan her şarkı hüzne dönüşür.
Çünkü gerçek aşk,
Bitse de gölgesini hep yarınlara bırakır
Ben seni suçlamıyorum.
İnsan kendi yazgısının sürgünüdür.
Seni kim sever diye de üzülmem;
Ne de olsa;
Seven de, sevilen de aynı denize akar.
Belki bir gün
Başka yüzlerin arasında yürürken
Bilmediğin bir hüzün çökecek içine.
İşte o zaman anlayacaksın:
Vicdan,
Ayrılıktan daha uzun yolculuk eder.
Ben seni değil, sende tecelli eden
O sonsuz nuru özledim.
Öyleyse git, yolun hayra varsın
Ben seni gözyaşımla değil,
Rabbimin
Adaletine bırakarak uğurluyorum.
Ve anlıyorum ki; asıl veda,
İki insanın ayrılması değil,
Kalbin merhameti terk etmesiymiş
Asıl ayrılık, gönlün
Hak'tan bir an olsun uzak düşmesidir.
Bu yüzden sana son sözüm,
Bir sitem değil,
Bir küçük duadır: Allah ısmarladık...
Dr Yusuf Polat
Kayıt Tarihi : 27.06.2026 15:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Denizli




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!