Alışkın değilim ben, böyle latif sevilmeye,
Gönül kapım mühürlü, huzur ile gülmeye.
"Nasılsın?" diye soran, o incecik sesinle,
Yabancıyım epeydir bir masum dokunuşa.
Mutlu düşler kurup da, beyhude arama sen,
Bir tebessüm uğruna, ömrünü tüketme zen.
Dünya zaten sıradan, bir boşluktur gözümde,
Gelişin hem çok fazla, hem zamansız olur ya.
Uzak dur benden artık, kaç git, dönme bir daha,
Senin uğruna yine, özümde köz duruyor.
Közün dumanı bile, o nazik tene değer;
Yanarsın, kıyamam ben, ruhumda kış oluyor.
En iyisi görme sen, bilmezden gel her şeyi,
Kırma bu yüreğimin, o sarp yokuşlarını.
Taşıyamazsın asla, bu ağır kahrımı sen,
Korkutur ruhunu bak, o hüznün karası da.
Başkasının elinde, solsun o gül dalı, bahar,
Ömrünün neşesini, başka bahçede ara.
Ben avunurum böyle, kendi ıssız yasımda,
Böyle yazılmış yazı, kalsın eski hikâye.
Gönlüm yabancıdır bak, o huzurlu sese de,
Gerek yok hatırımı, kimseler sormasın da.
Ezelden uzağım ben, böyle içten sevilmeye,
Ruhum firar ederken, her derin hisse bile.
Zahmet edip sakın ha, merakla dönme geri,
Yorulma boşuna hiç, habersiz el sürme de.
Senin için yanar hep, yine bu özümün közü,
Közün o dumanı da, nazik tene değer ya.
Dayanamam inan ki, tek bir ahın düşerse,
Sığdıramam ben seni, bu dertli dünyaya da.
En iyisi sen beni, hiç tanımazdan geç git,
Kahrım ağır gelir bak, taşıyamazsın yar sen.
Sevdamın nurlu gülü sen, yolu hiç şaşırma,
Bahar müjdesini git, ara bir başka dalda.
Daha dingin liman bul, o huzura eriş sen,
Ben derdimle varayım, sonsuzluk ufkuna ben
Kayıt Tarihi : 28.04.2026 02:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!