Ali Yurdakul Şiirleri - Şair Ali Yurdakul

Ali Yurdakul

Bir öğretmen şairdir biraz;
En anlamlı sözlerle küçük yüreklerin şiirlerini yazan,
Bir öğretmen mimardır biraz;
O ülkenin geleceğini, sağlam temellerle inşa eden,
Bir öğretmen avukattır biraz;
Anlaşmaz iki yürek arasında sorunları çözen,

Devamını Oku
Ali Yurdakul

İnsanın bir dönüm noktası vardır.
Ali babam tamda burda hayatımıza dokundu.
1998 yılında ailem geçim mi desem, bakmak mı zordu desem, bilmiyorum ama 1998 yılında ablam ben ve kız kardeşimi Afyon - Bolvadin ilçesindeki yurda verdiler ablam Derya 8, ben 6 ve benim küçüğüm Gülşah 4 yaşında idi.
Hayatın erken başladığını zaman geçtikçe ögrendik.
2000 yılında Bolvadin - Sultandağı depremini çocuk yurdunda 3 kardeş çocuk olarak yaşadık.
Kime sığınacağımızı bilmeden kargaşada birbirimizi aramaya başladık.

Devamını Oku
Ali Yurdakul

Bir türküye takıldın mı sen hiç "Mühür Gözlüm"...
Bir şarkıyı mırıldandın mı saatlerce "Canım Benim, Gülüm Benim" diye...
"Kara Tren" çalmasını bekledin mi hiç radyodan...
Yaa, sahi bilir misin sen?
Bir sese, sesine ihtiyaç duymanın ne demek olduğunu...

Devamını Oku
Ali Yurdakul

Bugün yine sen kokuyor yıkık Antakya,
Aradım seni, sordum gördüğüm her şeye
Sana hasret, bu şehrin tozlu yolları bile
İçimdeki hayallerin fırtınası kopuyor,
Nerdesin, nerdesiniz diye...!

Devamını Oku
Ali Yurdakul

Bu yürek seni sevmeyi koymuş aklına ya,
Hiç bir dala konmadı, sana tünedi,
Her akşam işi biter bitmez sana gelmek istedi,
Bak bu akşam olmadı, haftaya Allah Kerim...❤️

Devamını Oku
Ali Yurdakul

Yine oldu, olmaz dediğim sabahlar
Günaydın demek bile yeter dediğim an' lar
Yalnızlık ve karanlığın bittiği aydınlıklar
Günaydın, şafak vaktim, Canan'ım benim...

Ve akşam olacak yine, sensiz, hüzün dolu..

Devamını Oku
Ali Yurdakul

Ayşem,
Ne ağır yükler yükledin omuzlarıma
Ne taşımaya qücüm var, ne de atmaya
Çığlıklar arasında sağır ve dilsizim ..
Ne hatırlamaya gücüm var, ne anlatmaya
Nefes almak yaşamaksa, yaşıyorum ..

Devamını Oku
Ali Yurdakul

Ne tarifi mümkün, ne anlatması.
Bitmek bilmeyen bir acı benimki.
Dinmek bilmeyen bir acı.
Çaresizlik hiç kalır.
Anlatiılır gibi değil bu acı.
Sizsizlik bu, başka bir şey değil Ayşem....

Devamını Oku
Ali Yurdakul

Üç kardeştik, Seldiren diye bir dağ köyünde, kaçak odun ve kömür yaparak ve satarak bizi büyütmeye çalışan babamın, haram ve kaçak bir işi yapmamak için bizi Antakya ‘ya, zaten ne olduğunu sonradan öğrendiğimiz mutfağı ve banyosu olmayan, hepsi bir oda olan bir eve taşıdığında…
Babam bir un fabrikasında günde 16 saat çalışıyordu, arada bir görüyorduk babamı, bayramı, pazarı yoktu zaten, öyle bize sarıldığını, öptüğünü, kokladığını da görmedim hiç, ramazan ve kurban bayramlarında sabah 2 saat geç giderdi işe de elini öyle öperdik…
Sonra iki odalı bir gecekondu yaptı bize, sonra bir mutfak, iki oda daha ve bu arada 3 kardeşim daha olmuş, bir kız kardeşim ise vefat etmişti…
Bu arada babam hep çalışıyor, asgari ücret tutarındaki maaşıyla bir yandan bizi okutmaya çalışıyor, bir yandan da evimize eklemeler yapıyordu, korkudanmıydı, sevdiğimizden mi bilmem çekinirdik babamızdan, saygıda kusur edemezdik, zamanla biz de çalışmaya yardım etmeye başladık elimizden geldiğince…
Yıllarca babamda izlediğim bişey vardı; yemeğini evden götürür, evde ne varsa, bazen artık bir aş, bazen soğan, domates, tuzluyoğurt, çökelek…
Boş da gelmezdi çoğunlukla eve, sebze haline uğrar, ucuz ne bulursa alır, en az 3-5 km yolu omuzunda yükü, yürüyerek gider gelirdi..

Devamını Oku
Ali Yurdakul

BABA NASİHATI,
Çok kızgındı,
Evi terk etmeye karar vermişti.
“Diş fırçalarken suyu açık bırakma”
“Salondan en son kim çıktı? “
“Işıklar neden açık”

Devamını Oku