Ferhat’ın yerine dağları deldim,
Şirin’in yerine ben seni sevdim,
Ölümsüz sevdama ömrümü verdim,
Öyle kolay kolay pes etmem gülüm.
Ara sıra aşkta olur dargınlık,
Dünyanın düzeni git gide kaçmış,
Namusun haya’nın feleği şaşmış,
Şerefsiz kahpeler dünyayı sarmış,
Namusun şerefin şan’ı kalmamış.
Güvenip herkese açma kapını,
Sevda çekmek ne zor imiş,
Aşık olalı çekerim.
Yar dediğimin peşinden,
Kendim bileli giderim.
Yıllar yılı bu yarayı,
Şu ömrümden yarı ömür,
Versin sana o yaradan.
O şevkimle bin bir kömür,
Alev aldı yandı o an.
Yandı ya külüm savruldu,
Bezdim artık bu canımdan,
Gün görmedim şu sevdamdan
Yıkılan sevi dünyamdan,
Dağlara çıkasım gelir.
Karşılıksız sevmek boşa,
Yüce dağ başında açar sümbüller,
Gül dalına konar öter bülbüller,
Ondan sevdalanır coşar gönüller,
Bende sevdalandım coştum özümden.
Ilgıt ılgıt ılgım geçer gözümden,
Bir gönüldür yakar gider,
Bu ömürdür akar gider,
Fani dünya naçar biter,
Kalp kırmadan sevsen beni.
Dünya fani ölüm gerçek
Parmaklarım nasır tuttu,
Seni yazmak tan, yazmaktan.
Gönlüm uykumu uyuttu,
Seni yazmaktan yazmaktan.
Sende bitmez o cilveler,
Festivalin hayır olsun,
Tekrar olsun Uzuncaburç!
İlki budur devir dönsün,
Nesil görsün Uzuncaburç!
Dört eylülde tarih attık,
Söz yazdım da çok güldüler,
Meğer karın doyurmazmış.
Saz çaldım yine güldüler,
Meğer Abdal çalar imiş!
Yoz kafalar kof kafalar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!