Maral öyle veya böyle,
Can cananı sevmiyor mu?
Selam vermek zor mu söyle?
Yar içinde gelmiyor mu?
Çok güzeldir dediklerin,
Burnu havalı bir hort’um,
Beli kambur yaşlı kartım,
Mezar taşım pasaportum,
İşte böyle künyem benim.
Bilmedim ki yaşamayi,
Ne olur bir şeyler söyle,
Küsmek sana yakışmıyor.
Bu aşk bitecek mi böyle?
Küsmek sana yakışmıyor.
Konuşursun şakır, şakır,
Sevdiğim bellidir aşıksın sende,
Kurbanın olayım gurur nazına.
Sevdanın salgını gribi bende,
Kurbanın olayım kapris nazına.
Sevmek, fedakarlık, sevmek sabırdır,
Dokuz aylık yolda gelecek yolcu,
Gelme yolcu gelme dert dizi, dizi.
Yolunda bekliyor tilkidir hanci,
Dünyada insan az kurt dizi, dizi.
Niniler çalarak hep uyuturlar,
Kendimizi Avrupa’da unuttuk,
Köylü olduğumuz nerede kaldı?
Sosyeteli olduk kuyrukta tuttuk,
Bitli olduğumuz nerede kaldı?
Hani nerde toprak yapı haneler?
Beni tutsak etme kendine,
Sana yok diyecek gücüm kalmadı.
Seni hayallerimde sevdim,
Arkı oldum sevda bendine,
Gönlüm sana tutsak
Sana akıyor harıl, şarıl.
Tarab la engin ol iyi desinler,
Yaşamanın sonu ölümdür ölüm.
Bahçe, bağ, bostan dik meyve yesinler,
Bu hayatın sonu ölümdür ölüm.
Kötü söylemezsen olmaz küserin,
Sen mıknatıs bense demir,
Çekiyorsun beni beni.
Sen ateşsin bense kömür,
Yakıyorsun beni beni.
Orman çekerken yağmuru,
Bir ana var aramızda devranımız da,
Ta Anadolu’dan gelmiş sıska mı sıska.
Oğul vermiş baştır bize kervanımız da,
Edep, erkan yolcumuz var koska mı koska.
Hak yolunun kervanıyız cevher yükümüz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!