Ey insafsız kara bela,
Nerden geldin beni buldun?
Koydun beni halden hale,
Nerden geldin beni buldun?
Senden çekeceğim vardır,
Pazarları şehir, şehir dolaştım,
Ne insanlık gördüm ne de bereket.
Özendim düzene bir an bulaştım,
Ne dürüstlük gördüm ne de adalet.
Dünya şerle dolu ölen ölene,
Bam telime dokunmayın,
Neler çekmişim be kardaş.
Bana bakıp hor görmeyin,
Neler çekmişim be kardaş.
Zindan oldu mevsim sene,
İnsana kıyan, kıyana
Katil n'idem vicdan n'idem?
Fakiri muhtaç soğana,
Zulüm n'idem zalim n'idem?
Kul nefsiyle karman çorman,
Geçti ömrüm ilkbaharı,
Kıştan gayri neyim kaldı?
Mihri-Mah’la tanışalı,
Yaştan gayri neyim kaldı?
Gece gündüz dost ararım,
Sizin olsun dünya dört bucağını,
Neylerim dünyayı yarsız pulunu?
Değişmem güneşe yar kucağını,
Neylerim dünyayı yarsız çulunu?
Yarın bir tel saçı dünyayı değer,
Duymadığımı demedim,
Görmediğim söylemedim,
Haram, humarı yemedim,
Gene başım zorda kardeş.
Ter dökmeden hiç almadım,
Bilmediğin elde devran sürülmez,
Gönül, gel gidelim sılaya doğru.
Namert insanlara ikrar verilmez,
Gönül, gel gidelim sılaya doğru
Dilleri yabancı soğuktur yüzü,
Gönül sevdalanmış yoktur durağı,
Mecnun olmuş gezer uçsuz çöllerde.
Ne işe, ne aşa kesmiş merağı,
Gönül sarhoş melül düşmüş yollarda.
Sevdası yüklenmiş gönül tekliyor,
Ver ellerin ellerime,
Gidelim yar bu yerlerden.
Gel alayım kollarıma,
Gidelim yar bu ellerden.
Buraların yoktur merdi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!