Gül dalından koptuğunda:
Solar gider, solar gider.
Cana, canandan ayrılınca;
Yakar, gider yakar gider.
Ayrılık çok zor gelir;
Murad almadın Asım:
Şu yalancı dünyada.
Sekiz kardeşten Asım:
Gittin yazık genç yaşta.
Bir Asım var geride:
Güle güle arkadaş;
Yolların açık olsun.
Dilerim Allahımdan:
Kabrin nurlarla dolsun.
İlk okul yıllarında:
Bu senede bahar geldi:
Şenlendi yeniden dünya.
Gelecek bahara kadar:
Kimler öle, kimler kala.
Yaşlanmış şu dünyamızda:
Gittim baba evine,
Dolaştım odaları.
Çerçevede resimler:
Hep solmuştu renkleri.
Aylarca açılmamış,
Birgün gelir yok olurum:
Söner yanan ışıklarım.
Dünyadan göçüp giderim:
Bende birgün göçeceğim.
Kimler geldi, kimler gitti?
Allah diyen mahrum kalmaz hiç bir an.
Gece, gündüz Allahı an her zaman.
Onun emriyle bil, yürüyor devram.
Gel sende ey oğul Allaha yalvar.
Aşk ile söyle sen Allah adını.
Rize Çayırlı köyü,
Şaban Sandıkçı derler.
Kara topraklar oldu:
Şimdi yattığı yerler.
Her canlı ölecektir,
Neden böyle oluyor?
Sular boşa akıyor.
Destiler su dolmuyor
Durum anlaşılmıyor...
Topraklar susuz kaldı.
Nefse şeytana uyup,
Sakın ola aldanma!
Dünya gelip geçici;
Nimetlerine kanma!
Bügünkü gençlik gider,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!