Yayla'da, bayılırım
mehtaplı akşamlara
Karpuz fenerleriyle
gezinen çocuklara
*
Zil takmış dilber gibi
Ahhh,
ilk kazığı toprağa çakan atam
ne işler açtın başımıza!
Kaç bin yıldır uğraşıp dururuz
çıkartamadık hala!
Günlerden bir gün,
Padişah Timur
Akşehir Gölü'nün kıyısında
bir at yarışı düzenler.
*
Nasreddin Hoca da
Yazın çocuklarım, yazın!
Öykü yazın
Roman yazın
Anı yazın
Şiir yazın
….
Nasreddin Hoca, İncili Çavuş,
Bekri Mustafa, Bektaşi Erenleri
Karadenizli Temel ile Dursun
Trakyalı Hüsmen Aga
ve la Fontaine gibi üstadlar
insanlığı güldürüp düşündürmeye
Başka gezegenlerde
......yeni bir yaşam kurmayı
............başaramayan insanoğlu
……………………buna üzülmemeli
Çünkü,
sağlıkçıların taktıkları
Geçtiğimiz Pazar günü Keşan Devlet Hastanesi’nin arkasına doğru bir yürüyüş yaptım…İyi ki yapmışım….Keşanımız’ın farklı köşelerinde olduğu gibi buralarda da gerçekleştirilen olumlu değişmeleri görmemiş olacaktım..
Örneğin; Çanakkale Savaşı yıllarında "sahra hastanes"i olarak kullanılan,1963 lü yıllarda "sağlık merkezi" olarak hizmet veren, yirmi yıl kadar önce Anadolu Sağlık Lisesi'ne dönüştürülen, daha sonra da Dr.Rıfat Osman Anadolu Sağlık Meslek Lisesi adını alan Keşan Devlet Hastanesi'nin şimdiki adının, Dr.Rıfat 0sman Meslek Teknik Anadolu Sağlık lisesi olduğunu öğrenemeyecektim.
Yazımın konusu Dr. Rıfat Osman olmamakla birlikte, 0’nunla ilgili, benim için ilginç olan bir anımı sizlerle paylaşmak isterim..Antoloji com.da kayıtlı olan “Edirne’de Bir Eski Mezarlık” adlı şiirimde geçen üç isimden biri de Tosyavizade Dr.Osman Rıfat’tı..
2003 yılında, eski Edirne Terminali’nin ilerisindeki Edirne Lisesi Binası'n-
da faaliyetine başlayan Edirne Fen Lisesi’nde, bir buçuk yıl kadar eğitim gören kızımı ziyarete gittiğimde, Fen Lisesi Binası’nın giriş kapısının yanında bulunan, etrafı alçak duvarla çevrili mezarlık başında durur, dalları birbirine karışmış çam ağaçları arasında mahsun mahsun duran taştan yapılı, kavuklu ya da sarıklı mezarları incelerdim...Mezarlar seçkin ya da varlıklı kişilere ait mezarlar görünümündeydiler…..Ama mezarlık pek bakımlı sayılmazdı…..Bu mezarlıktaki mezarlardan etkilenmiştim..
Burada yatanlardan, okuyabildiğim bir-iki ismi not etmiş, bu mezarlığı bir şiirle anlatma duygusuna kapılmıştım…Oysa şair değildim…Ama şiir yazma dürtüsü vardı içimde…Şiir yazma denemelerine yeni başladığım yıllardı..
A be güzel insanoğlu
Altı üstü bir âdemsin
Kendini ne zannedersin ?
Görmez misin ne haldesin?
Bir virüsün karşısında
Yıldızları yok et
bulunduğun yerden uzayın sonuna kadar
………………………………. geceyi yaşarsın
ateşsiz bir cehennem
zifiri bir karanlıktasın
Bu yılbabalar gününde
kızına, böbreğini
turuncu bir gül niyetine
..........................veren baba
Seni tebrik ederim! .
Yazmaya geciktim




-
Gülçin Demirci
-
Gülçin Demirci
Tüm Yorumlarsevgili Ali Koç hocam lütfen heyecanımı hoş görün, bu benim için çok güzel,süper bir tesadüf oldu.şairlik durumunuzu bilmiyorduk.necdet hocayı biliyorduk ta,siz
bize böyle birşey demediniz.ama çok mutlu oldum. lütfen bir iletişim adresi verin.sevgiler.en de emekli oldum.özel kolejlere geçtim.lü ...
sevgili hocam size nasıl ulaşabilrim.lütfen msn ize beni eklermisiniz