Aşk deryasına düşmüşüm
Aşk şerbetini içmişim
“HU” deyip candan geçmişim
Gayrı Rahman kâfi bana…
Okyanusları aşarım
Özüm, sözümü bir eyle
Beni, nefse hakim eyle
Kara yüzümü, ak eyle
Rahman Mevlâ’m, Rahim Mevlâ’m
Gönlüm her dem ah-u zarda
Bir bilinmeze düştü, düştü yüreğim
Gündüz gece ağlar, ağlar gözlerim
“Allah, Allah” söyler, söyler dillerim
Rabb’im senden yalnız, rahmet dilerim
Rabb’im senden yalnız, rahmet dilerim
Mekke’nin yollarında, ben de yürüsem
Sıcacık kumlarda, pişsem erisem
Kavruk yüreğimle, gözyaşı döksem
Rahmet kapısında, garip bir kulum
Alev aldı kalbim, aşk ateşiyle
Hasan, Hüseyn’in babası
Şah-ı Merdanım Ali’dir
Hak yolunun şühedası
Şah-ı Merdanım Ali’dir
Ehli aşkın susmaz dili
Medine özlemi yaktı gönlümü
Yaktı kül etti de, sardı canımı
Yoluna adadım, ben de ömrümü
Resulullah’a varan canlar selam götürün
Geceler boyunca andım adını
Hakkı bilip, hak diyene
Batıla, batıl diyene
Kudret Hakk’tadır diyene
Selam olsun, selam olsun
Kalbi, dili pak tutana
Bir yiğit tanıdım, ben Kerbelada
Hak yolunun eri, eriydi vallah
Eğmedi başını O, Kerbelada
Peygamberin gonca gülüydü billah
Can Hüseyn’im, Can Hüseyn’im
Selam sana Can Hüseyn’im
Can ellerinde, canan ararım
Düştüğüm dertlere, derman ararım
Yerlerden, göklerden, seni sorarım
Dertlerin dermanı, sendedir Mevlâ’m…
Her dem seni andım, gündüz gecede
Gecem, gündüzüm sensin
Kederde, neşem sensin
Düşsem tutanım sensin
Sensin Ya Rahim Allah
Ey lütufkâr Mevlamız




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!