Rabb’im; günahkar kulunum
Kapındayım, af dilerim
Aciz, biçare kulunum
Kapındayım, af dilerim
Ne malım var ne de şanım
Mevlâ’m;
Yer senindir, gök senin,
İçerisindeki türlü âlem senin
Var eyledin âlemi yoktan, kat kat eyledin
Sonra Arş-ı Âlâ’dan seyran eyledin…
Sıyrıl kör nefsinden, etme şikayet
Zincirle nefsini, her daim şükret
Hakk’a tâbi olan, bulur selamet
Mevlâ’sı, kuluna, kâfidir elbet
Hakk’ın aşkı ile; dön, dön güle dön
Omzunda serpili, aslan kürküne
Ummadığın anda, bir kor düşecek
Meyletme dünyanın fani mülküne
Bu gün vardır; yarın, bir hiç olacak…
Rengârenktir dünya, kanarsın hemen
Hakk’tan geldi, Hakk’a döndü
Yüzü, gözü nur Muhammed
Nurların cihana saçtı
Ol Rabbine yar Muhammed
Hak bilirdi, hak söylerdi
Kalk ey Müslüman, namaz vaktidir
Namaz, Hakk’ı Rahman’ın emridir
Evvela al abdestini, nurlan
Sonra rahmet kapısına dayan
Aç seccadeni aşk-u yar ile
Hakk rızası için niyyet eyle
Dünya bir han, yolcu insan
Bir nefestir, ömür inan
Hakk yolunda, olsa insan
Nurlar yağar, yollarına
Seher vakti güller açar
İki cihanın güneşi
Nur Muhammed Mustafa’dır
Alemlerin efendisi
Nur Muhammed Mustafa’dır
Rahmet olan seher yeli
Uçmak istersin, uçamazsın
Koşmak istersin, koşamazsın
Hakk Teâlâ dilemezse
Adım bile atamazsın…
Güller açar, Hak bağında
Bülbül öter, gül dalında
Nur Muhammed’in yolunda
Olanlara, selam olsun
Sözü doğru, özü berrak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!