Sıyrıl kör nefsinden, etme şikayet
Zincirle nefsini, her daim şükret
Hakk’a tâbi olan, bulur selamet
Mevlâ’sı, kuluna, kâfidir elbet
Hakk’ın aşkı ile; dön, dön güle dön
Omzunda serpili, aslan kürküne
Ummadığın anda, bir kor düşecek
Meyletme dünyanın fani mülküne
Bu gün vardır; yarın, bir hiç olacak…
Rengârenktir dünya, kanarsın hemen
Hakk’tan geldi, Hakk’a döndü
Yüzü, gözü nur Muhammed
Nurların cihana saçtı
Ol Rabbine yar Muhammed
Hak bilirdi, hak söylerdi
Kalk ey Müslüman, namaz vaktidir
Namaz, Hakk’ı Rahman’ın emridir
Evvela al abdestini, nurlan
Sonra rahmet kapısına dayan
Aç seccadeni aşk-u yar ile
Hakk rızası için niyyet eyle
Dünya bir han, yolcu insan
Bir nefestir, ömür inan
Hakk yolunda, olsa insan
Nurlar yağar, yollarına
Seher vakti güller açar
İki cihanın güneşi
Nur Muhammed Mustafa’dır
Alemlerin efendisi
Nur Muhammed Mustafa’dır
Rahmet olan seher yeli
Uçmak istersin, uçamazsın
Koşmak istersin, koşamazsın
Hakk Teâlâ dilemezse
Adım bile atamazsın…
Hakk’a yönel, derdin varsa
Aç elini, O’ndan dile
O serinde, akıl varsa
Aç elini, O’ndan dile
Hakk Teâla SubhanAllah
Sen deryasın, bense damla
Rabbim bana rahmet eyle
Gönlüm dolu dertle, gamla
Rabbim bana rahmet eyle
Sen sultansın, bense kulum
Kalp dedikleri, nazargah-ı Mevlâ’dır,
Gizlisi, saklısı olmaz bir kulun,
Ebed alem, bu alemden evladır
Rabb’inden gayrısı, kalmaz bir kulun…
Kapılma dünyaya, bir boş hevesle,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!