Bir suçlunun itirafında
Gördüm yasaklı gölgemi,
Günahın çılgın tarafında
Açmıştım saklı perdemi…
Gaflet anında deli kanım,
Bir oruç hayali varken dörttü yaşım
Büyükler, ben ve kardeşim
Bir sofraya otururduk
Çoğu kez iftarda, sahurda ara sıra
Çünkü sahura kaldırılmazdık
Oruç tutmak lafı düşünce zihnime
Mesnevi'den ilhamla, Mevlana'nın aziz ruhuna...
Aynı şiirde buluşur farklı insanlar
Kalem birdir, belki kağıt, hatta zaman
Uzar, genişler, biçime girmez bir zaman
Aynı şiirden mülhem, derin sezişler var
...................................Muhammed ed-Durra’nın şehid ruhuna…
Ruhumu kemiren bir ıstırap,
Mazlum sayısıyla çarpılmakta
Yüreğimde dönen dertli dolap,
İnliyor, zaman adlı ırmakta…
rol yapamayacak hale geldikçe yalnızlaşırmış insan! ...
kendi kuytusundan bile ürkecek ne var ki halbuki?
yakınlaştıkça silueti değişiyor tanıdıkların...
kabuk atan bir yılana dönüşüyor güneşin sıcağında...
kimseler farkında değil gibi yaşanan bu sahteliğin...
Akşamları serinler İstanbul’da hüzünler,
Bilinmez olur çünkü Çamlıca’da sürgünler,
Sefirlerden çalınır sedef kakmalı sedir,
Vapur köpüklerinde belirir gibi günler
Vapur düdüklerinde çınlarken dünler…
martılar korkar oldu sudan
sen gideli beni bırakıp bu halde
taşların fiziği değişmiş, şaşkın bilim
suya atıldıklarında batmıyorlar, ilginç
ben kalbinin katılığından şüphelendim
taşların sertliğini zannımca, kalbin mündemiç
Erkek olduğum için taşıdığım korkularıma
Sağanağa dönüyor yüreğinin isyanı
Sensizliği fısıldıyor evren kulaklarıma
Korkuyorum bir kez daha
Oysa ben bilirdim seni tanımadan önce de
Yıkılmaz sandılar bina-yı aşkımı
Bilemediler demek ki kırılgan duygularımı
Ben evet ki mahkumdum cemaline
Şükür ki çabuk verdin sözlerinle beratımı
Ey kayıpları zafer sayan sevgilim
“Her gece onu düşünmekten saatim ilerlemez oldu
Kim sorarsa saat kaç diye, cevabım hep aynı; O’na doğru”
Cemal Süreya
Süreya üstad
öyle değil işte o hesap




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!