Aklın Cehenneme Sürgünü
Geceyi içime katladım;
sabahlar artık düz durmuyor.
Zaman, duvara asılmış eski bir fotoğraf gibi bakıyor bana;
içinde yürüdüğüm bir labirent,
çıkışı olmayan bir yol.
Aklım,
elleri temiz kalmak isteyen bir cellâttı;
her duygumu yargıladı,
her arzumu suç aleti saydı.
Ben seni savunmadım,
seni içimde sakladım;
her yargı, senin adını fısıldadı.
Adın,
dilimin arkasında saklanan yasak bir metal tadı.
Söylesem kanayacak,
susarsam çürüyecek.
Kelimelerim birer sessizlik mayını gibi;
bu yüzden seni
sessizliğin en derin cebinde taşıyorum.
Kalbim,
yeraltında çalışan bir işçi gibi,
kan borularımı döşüyor;
her gece biraz daha çökerken
nefesimi kesiyor.
Sen, en derindeki damardın—
dokununca kararan.
Doğru dedikleri şey,
camdan yapılmış bir inançtı;
bana saplanan,
kırılgandı.
Yanlış ise ilk defa sıcak bir ev oldu;
içinde yanmayı seçtiğim.
Dünya
ellerimi yıkamamı istedi senden sonra.
Oysa ben,
kirlenerek öğrendim seni.
Temiz kalan her yanım eksik;
her eksik yerim sensin.
Gitmek artık bir yön değil,
bir yara izi.
Kalmaksa,
her gün yeniden kanamayı göze almak.
Aklımı susturdum,
çünkü o hayatta kalmayı biliyordu.
Ben yaşamayı seçtim,
bedelini bilerek.
Aklımın canı cehenneme;
seni kalbimde istiyorum,
ve her yanım hâlâ sancılı ,
hâlâ seninle yargılanıyor.
Hüseyin Erdinç
Kayıt Tarihi : 11.1.2026 20:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!