Deneme – Şehnkucca’lar
Gelinen noktada, kadın, hareketlendi ve eskimiş bir şezlongdan kalkarak denizde gözden kayboldu, günün doğmakta olduğu haberini alınca …
Yeni bir güne mi doğuyorum yoksa bir günbatımı mı yeni bir başlangıca götüren beni? Hatta belki de, şafak ile birlikte anılmalıdır günbatımının kendisi bile.
Kumsalda uzanmıştım, “şehnkucca’lar fakat çıktı birden! Her yanımı sardılar. Koşturuyorlar! Niyetim tek, güneşte biraz uzanmaktı…
We've risen
by the sky shore,
not to tolerate our biosphere periphery
by our biology
but do not get angry
cause you're holding a dozen
Tutabilir miyim avucunda seni yıldızların günebakan?
Çok daha nicesindir sen de ebediyet, 'hep bir an öncesi'.
Pervane, 'yanacaksa da yansın ışıkta', der gider, saksağan
dam üstünde, damdaki kemancı tahıl çuvalının en dip içi.
Bilir ama ölmemeli, bekler ve sonra çıkar, ve sevinçle;
kor oldu gök pare pare ve süt gibi ak sûr sen ki bek
KONUŞMAYA ÇALIŞIYORUZ
İNŞASINDA İMKANSIZIN WILLIE,
İMKANSIZ MAKAMSIZLIKLAR GÖRÜNENLER
HERGÜNKÜ ELLERİMİZKEN MENGENE.
EN DEĞERLİ ŞEYİ ES GEÇİYORUZ,
BİRBİRİMİZİ SEVMEYİ.
Bir sürü gül, kırmızı gül, beyaz gül,
ki, -''hiç değilse ağlamayan'- çöp' alır, nasıl, demetleri, katreleri;
şu ufukta, burdan, karşıdaki gerilmiş tül?
Gene de iyicesinden veryansınları kini
ulaştıramaz bile, umuda özür dilemelerin;
özür dilemek özür dilemek olsaydı -çünkü- hakkıyla:
Şükürler olsun bize,
isterse güz yaprakları doldursun.
uğurböcekleri konsun elimize,
bazense hamamböceği
gezinsin ama yakınımızda:
insanlığımızı koruyalım nefsimizde
we've heard the depths in {sunglasses
of the {'walking streets', into these remote woods..
it's all shiny and dark, and full of small birds.
twitter sceneries of a portrait hand...
MORGAINE Mİ,
GÖLÜN HANIMI MI
MORGAINE OF THE FAIRIES? ? !
SUDAN YAPILMIŞ
Taliesin aşağıdaki şekilleri kendisine ilham erenin rehberliğinde çizmiştir: “Yoktan yarattı dünyaların Yaratıcısı dört elementi; ahenkle birleştirmiş tüm yaratılanlar için temel bir neden ve kök malzeme olsun diye…”[Monmouth’lu Geoffrey, Vita Merlini]
Deneyimleyebileceğimiz en güzel şey gizemli olandır. Tüm gerçek sanatın ve bilimin kaynağıdır. Duygunun kendisine yabancı olan kimse, artık hayret ve huşu içinde durmayan kimse ölmüş sayılabilir; gözleri kapalıdır. Yaşamın gizemini anlama arzusu, korkuyla eşlenmiş bile olsa, dinin doğuşuna neden olmuştur. İçine giremeyeceğimiz ve kendini, yetersiz duyularımızın sadece en ilkel şekillerde algılayabileceği en yüce bilgelik ve güzellik olarak ortaya koyan bir şeyin gerçekten var olduğunu bilmek… işte bu bilgi, bu his gerçek dindarlığın merkezindedir. Albert Einstein, PERİLİ DAĞ Bölüm dört” (Merlin Kral Arthur’un Büyücüsünün Gizli 21 Dersi, Douglas Monroe)
Gazel sarısı ile
Kaside’nin kemik beyazı,
elele vermişler raksı;
dansları ele vermiş pervasızlığı.
Rubai yanaşmış yukarıdan
Menkıbe ihtiyatıyla:




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...