I.
Efsunda yani ya da mecazda desek;
diş sinirleri azdıran sanki sevgili inadı, cühelaca inadı:
(sabret kendin
ve denet,
Uçağa binsem bulutlara ulaşsam.
Atıp kendimi sana varsam.
Saydırsan bir, iki;
…… ben tutsam kağıt gemiyi
sen elimi kavrasan,
Ulular kırkahvesi, 'he! ' deyince
keklik sekerek; e bir su samuru,
nehir mavi gerdan boyu, şulap d`şulap, eh! ...
Hop! göründü mü, kulübe?
Düden tüten buharı geldi
Dünya ağacı dokuz delikte,
Altısı da birbirinden hep yek.
Kiraz sarısı, düşeş doğumu;
Duran gergefi al müzmini.
Dünya depremi uzaya benzer mi sanır Galileo?
Bruno naptı Giordano, babasının yakarışında;
Vazüve aslında ona..
24 saatinde Tesla'nın (
durmak bitmez çalışışında
akrabasının ölüşüne) ...
Sünnetli-sarıklı başbakanın Türkiye’de müebbete konduğu, Bush W. ve Apo’nunsa iplerinin çekildiği gün huzurum olacak bir nebze. Ama mutluyum çünkü köle değilim, kendimi ifade edebilecek gönül zenginliği ve akıl-zeka bağdaş(tır) mam var.
Gerçekleri açıklamak umut kaybı değildir. Amerikanın başında, Nihat Genç’in Wittgenstein’ının en aşırısına benzeyen, metabolizma hızına engel olamayan ve/ya da bunu doğru yöne kanalize edemeyen bit yeniği-bir cani var. Türkiye’nin başındakiyse malum, metabolik yavaş ama hasta zihinli. Son kanım bu artık. Amerika, çin, Hindistan, Japonya.. ve Türkiye, 20. sırada. Allahtan nüfusumuz az da….Yine de en hızlı ilerliyoruz bu konularda. Ve üzgünüm. Uzakdoğuluların yamyamca deniz kalamarlarını yemesine ya da mandela’nın bilmeden etmeden yaptığı bazı gaflara pek bir lafım yok ancak Condeleeza daha çok bir Negrofili gibi, Barzani’yle flört ederken. Tiksinç! ...:Derhal araba kullanımı kaldırılmalı. Güneş 4.5,5 milyar yıl daha yok olmayacak. Bu süre zarfı, insan aklına kolayca yetmeli diye düşünüyorum başka bir enerji kaynağı bulmaya. Akıl ve zekaya gelirsek,bana göre akıl, zekayla hisler arası birleştirici bir zamk; günümüzde azlıyor yazık ki. Korkarım ben, bir gün evlerimizden çıkamayacak sera etkisi radyasyonundan, su bulamayacak duruma gelebiliriz. Göller, nehirler çölleşedursun, buzullardaki kritik durum da malum. İnsan bencilliği, sevgi ve aşk yerine ego-aşırı uç hırsları.. dünyayı hızla götürüyor. Bush’u götürmek, Tayibi devirmek, Al Gore’u getirmek mesela… Ne diyeyim artık: İki tip insan: 1. Gözü aç 2. Karnı aç. Hangisi tercih edilebilir ki: Karnı aç, doyurulur; ama gözü aç, asla doymaz. Para şirketleri dört dönüyor yeryüzünde alçakça. Şirket olayı dışında son dediğim lafı hayrettin karaca demişti Trt İyi Sabahlar’da. Haklı, yerden göğe… 80’li yıllardan uyarmaya başladılar, 80’li…
Bir kağıt düşünün arkadaşlar; birincisi, şiir yazılır; para denir diğerine. İşte insanoğlu. Seçenekler arasında kamaşmış bir acayip yapı. Devletler artık dıştan bile yönetilmiyor. Sislerin arasında baca dumanı neyse öyle bir haldeyiz. Bush’u bile para esir almış durumda. İşte, uzaylılar. Antenli, yeşil, pörtlek gözlüleri gökte aramaya gerek bile yok, ki yerde bile değil…Hristiyanlığın akla hitabetmeyen yapısını andırıyor. Hasta insan manmtaliteleri, uslamlamaları, hepsi hepsi; ne yerde ne de gökte… İki arada bir derede yaratıkları insan saymam kendime bir hakaretten başka şey de olmaz öte yandan/veama, gene…….
Sözlerime son verirken gene Giordano Bruno’nun nasıl çiçek meydanı’na götürüldüğünü, ordaki şu ““Bu kararı açıklarken içinizde duyduğunuz korku benim onu kabul ederken duyduğum korkudan belki çok daha büyüktür.” lafında neler demek istediğini; Copernicus’un kardinali dışındaki papalardan neler çektiğini hatırlatmak isterim. Ve bir şiirimin,” X`r`n3, Coll Stolars:Önceki Gün” şiirimin altına eklediğim, Fenomen eski sayılarından yazdığım bir alıntıyla merhaba demek isterim yine. Carl Sagan diyor ki:
-
Dünya'nın varoluşu için
çıkman gerekliydi, ey Gayzer?
Ama bunu kendin saydığından beri,
aldatmacalarına inandın
Dünyan'ın...
Bazı insnalar vardır, hayatta -bana göre,olası- yaşadıklarını başkalarını suçlamak üzere ana gaye haline getirirler. Bu çeşit insanalar, kendilerine hiç hata bulmadıkları gibi kendilerini güzel bir insan yapmak yerine, vatanına düşman olacak kadar ileri götürürler bu işi. Amerika'nın teşvikinde ve AB'nin ekonomik himayesindeki bir Emir komuta zinciri anlayışını garipsememek gerek çünkü her fırsatta zaten orduyu suçlamaktadır malum şahsiyetler. Din üzerinden siyaset güdücüleri neden asker üzerinden duygu sömrüsü yaparak tsk'yı suçlamasın ki, arınç halkı anlamaz sanıyor ve bunları yapıyor olmalı. Ben bir şey diyeceğim,
halkını küçük görenler cezasını çekecek. Şimdi değil ama zamanı yaklaşıyor. Dalaşmadıkları kimse kalmadı, Denktaş olsun Sezer olsun TSK olsun Yök olsun Anayasa Mahkemesi olsun Danıştay olsun... vs daha saymaya dilim varmaz. Ecevit'in Kocatepe'ye çıkmasına yol açıp onun dolaylı katili olan kişi şu an Suudi Kralıyla poz veriyor ve Trürkiye'yi temsil ettiğini sanıyor ama temsil etmiyor. Evet, bu kişiler kendi cehennemlerinden aşağıya bakarak halk diliyle konuştuklarını iddia ediyorlar ama aşağı baktıklarında gördükleri insanlar aslında cennette yukarıdadır. Sadece yansımalarla yaşayanlar için yaşıyor denemez, su içmek yemek yiyip solumak yaşadığını ispat etmez bir bireyin yalnızca. Bir tek düzgün tavrını, ve yüzlerinde bir fer göremediğim bu insanlar cirit atıyor ama artık kim takıyor ki bu lafları. Sadece kendilerini rezil etmekle kalıyorlar. İşleri icabı onlara destek veren şer odakları bile onlara kıs kıs gülmekte ve vakti geldiğinde her yerden bir baskıyla tepetaklak edilecekler. Evet kıs kıs gülmekte, ve saymamaktadırlar, son Bush görüşmesi ortada. Bunu yazmamın tek amacı da şöyle ya da böyle bu adamın lafına kanmakta olası meyili bulunabilecek güzel insanlara bir uyarıdır. Bu kişilere dikkat edelim ve iyi tanıyalım.Bu derece kötülükle sıvanmış insanlara sakın yardım etmeyin çünkü bu insanlar artık düzelmez. Çıkış yollarını kendi elleriyle sıvamışlar. Siz ülkenize bakın ve güzel olanı koruyun. Doğayı koruyalım doğayı, ve tarihsel yapılarımızı; onları yokedenleri değil. Para her şey demek değildir ve asla da öyle olmayacaktır, ve aslına bakarsanız para hiçbir şeydir.
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovmuşlardır ama güneş de balçıkla sıvanmaz. Bugüne dek doğrular söylenegelmiş olmasaydı bu dünyanın hali niceydi. O yüzden tekrar etmekte fayda var, bazı konular vardır vatan gibi, aşk ve sevgi gibi vs. bu konular üzerine tam eğilmeyi hakeden konulardır ve karar kesin olmalıdır. Yok şu görüşü iyi öbür görüşü anlamsız ama en doğrusu bu falan geçiştirilemeyecek konular. En yetkin düşünmeli ve millet için en iyisi neyse ona karar vermeli her zaman. Ülkenin kurucusu ve güzel devrimlerimiz ilkelerimiz, batılıların bile dile getirmeden hayran oldukları özelliklerimiz ve sistemimiz ortadayken anlamsız maceralara sürüklenmeye yelken açmak en budalaca davranış olur.
Bizim için ölen ve tek amacı batıdaki örneklerden bile düzgün hale gelen laik sistemimizi korumak kaygısı olan ordumuza bu çirkin iftiraları atanları susturacak birileri gerekmektedir mecliste, mecliste ve Türkiye'de. Amaçlarının hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğinin anlatılması lazımdır Türkiye Cumhuriyeti'nde. Beyni ve vicdanı olmayanlara zekice anlatmak gerekir, başka türlü algıları işlemez.
Birçok Türk bilimadamının da yer aldığı hadron çarpıştırıcısına dayanan ve büyük patlamayı araştıran deneye sayılı günler kaldı. Büyük sonuçlar getirmesi beklenen bu deneyin sonunda evren ve ya da dünyayı kara delikler mi yutacak yoksa hiçbir şey olmayacak mı hep birlikte göreceğiz.
1 hafta sonra da burada olmak dileğiyle :)
1.capital radio widget & yahoo widget engine kurulumu:
sırasıyla önce yahoo widget engine'i kurun.
snra capital rado widget'i kurun
http://www.capitalradio.com.tr/widgethelp.asp




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...