Beyaz çerçeveli mavi kalebodurların oturtulmuş.. üzerine değme niyetlenen o Kaliforniya-özel plajlı dubleksten; Cezayir, Fas ve Çad üçlemesi kırması gözükmüş gözlere.. o üçleme yapılardan mı çıkmıştı aslında ve sokağı da yapıların andıran, Venedik ve gondol, Malta küçük geçitlerini.. …
Evden inmiş dendi ve sonra bayır aşağı yürüdü, gördüm..
Yol yükseldi.
Yukarı çıkmaya başlarken, algıladı mı?
Whatever the spaceship fuel lightnings do,
The plants got the blue.
The planet that will be landed
Is full of an atmosphere blessed.
This magical first sight
Is as true as blackholes' vortex hand.
Birer hayal gibi, yakalamaya çalıştığımız hayal;
Çokluktan tümlenen, gerçek tek yüreğe girer.
Telefon tellerinde güvercinler, bulunur bolluktan;
Asılı duruyorlar havada, yanmıyorlar hiç, nasıl?
irising orchids
seems chameleon;
semi faunal for certainty of certain places
and faunal in general, And agricultural...
Your balcony melons
and that growing giant mushrooms
î
S ûr tok inat –fakat- insan el valizi
Ki şam veziri; ağaç dış budak, ama
Budamak. Gür, psişik-açmaz-imha;
Dem, tuz iyot. Anot ile katot, kulaç
Mer hal ə ; içerde çap iç merkeze …
Çarşaf gibi kabarıyor ve gerili-büzüşmüş, deniz
Ve biliyorum.. kabarık, yaprak yaprak kan, damardaki;
(Devşiriyor kendini, harmanlayan, burgaçlardan;
Varılıyor tek bir hortuma, yeryüzünü talan eden.)
Biziz dökülen sonbahar ağaçları gibi.
Yetkin bir orak, öyleyse getiriniz!
I.
Mary Shelley'nin Bordo siyah'tan 'Frankenstein ya da Modern Prometheus' romanında önsözlerden ve eski bazı şeylerden bazı şeyleri düşünmek zorunda kalmıştım,notlar aldım kafamdan,
-
Mary Shelley çeşitli önemli eserlerini Thames kuzeyindeki Marlow'da, Albion Hose'da kaleme aldı. Kocası Percy Bysshe Shelley'le İtalya'ya giderken kızları Clara ölür. Bunun üzerine de Percy, en hüzünlü şiirlerini ve önemli eserlerini yazmaya başlar.
Dünyanın başı artık yarı beladadır, tekerlek bulunmuştur; ama periler gizliden ya da sirenler hala kayalıklarda geçecek kişileri beklerler…
Sirenler Orak Adası’nın batı yönündeki adalarında yemekten sonra dansetmeye başladılar; Akşamüstü daha bir ağırlaştığında, koşup yukarı köylerinden az bayır aşağı çimlerde gittiler. Kıvrak, şen şarkılar söylemeye başlarlarken, doluştular kıyıda onları bekleyen dört kayığa; Güneş batıyorken, kayalıklarına ulaştılar dillerinde mırıldandıkları şarkıların daha yürekten doluşacağı. Ay ve Güneş’in ama bu duruma şaşmaları, onların sabaha kadar bir ezgi tutturmalarına kadar yetecek zamandı. Öyle bir yarıştılar ki sirenlerle musikide, Sirenler bu sefer tutturdu “Biz daha da güzelini yapacağız” diye. Bu oluşumlarda yer bulmaya kanaat edindi Poseidon diplerden ve saldı bir rüzgar tılsımı; Herkes oynarken rahat ama çalışan, sessizden, bir hayalet gemi ulaştı metruk adanın ecinni kayalıklara: Hiçbir şeyden korkmaz sirenler, koşup aradı hemen kanatlanıp bu geminin içini; önce güvertesini…Kamaralardan birinde “İliad’da, Maden ve Metal İşçilerinin Tanrısı Hephaistos”tan Antik Tiyatro buldular; ‘Bu altın tekerlekli ve üç ayaklı masa-beşikler’ diyecek duracaklardı yutturmacacı tarihçiler sonradan, ‘Geleceğin kötü tarafının sızdırılışı ve medeniyetler çatışması’ olarak bunun adını ama bu yalandı. Periler çıktı tiyatro-radyo’nun içindeki orkestradan ve koşuşup adaya doluştu; onlar daha sonra, Nymphalar-Huri periler’den serpilme işbölüm tayfası oldu güzel bazı doğadaki sıfatların; Dryas’lar ormanlara, Nereus peri kızları denizlere, ve tepelere Oreas perileri, Naias’larsa pınarlarla kaynaklara…Bazı Sirenler konuk etti, yedi içti perilerle gönüllerince o gece ancak diğer sirenler yine bekçi; Bekledi o memur olanları gene kendi kayalıklarında rüzgarı güneşi, ayı ve dalgalarıyla ay dedeyi …Irmak Tüccarının Karısı, Pound: tanır mısın ‘nehir perisi Lorelei’? sulara aşiyan* nympha su perileriGüneş vakti gel azadet cam göz zamanı; Zeus’un bihaber olduğu Nympha-Zeus Kızları, küsmez ve ama Prometheus’a.
Brain washer tanker-toilet brushes
Erase the street people, like, like handkeschiefs,
In dirty yellow-soil-history, who are potentially awaken
Like daughters and like fathers,
Like mothers, like mothers,




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...