Elde çektikçe parlayan bir kehribar.
Çile çektikçe aklanan yüreğin bizar.
Hüda seçer nadir kullarını berzahta.
Aşkına didar kalbi dert mekan tutar.
Eski devirde insan
Hakk ve Resule aşık.
Devrinde Mürşide merbut.
Hak rızasına vurgun yaşayan.
Yine de gözyaşına boğuk.
Köyüm,ölsem de açık giden gözüm.
Dua ve niyazdan bir sonra ilk sözüm.
Ömrüm ayrı geçse de sensin özüm.
Yandı geçti ateş,kaldı harda közüm.
Bir sitayişle döndüm
Yedi yaşımın yollarına.
Bir ateş düştü ciğerime.
Filistin işgal altında.
Bombalar..
Bebek bedenleri kucaklarda.
Yine yağmur yağdı günahkar şehrin sokaklarına,
Aczini arz eder gibiydi şehir,mektepli işportacısına;
Yollar,ağaçlar ve evler parladı yine eski yalınlıkla,
Daha yerler yaşken buluştu bozuk düzen insanlıkla
Mayıs*99
Örsen de sonrasıyla arana kalın bir duvar.
Bil ki mezar duvar sığmayacak kadar dar.
Dilden anlayana söz,
Halden anlayana gönül,
Gönülden anlayana yâr,
Kanundan anlayana mızrap,...
At şehadet naranı şanlı şehit.
Dünyayı seven aşkı ne bilsin.
Geçtin anadan yardan candan
Hakkı seven başka ne bilsin.
Estetik bir veche letafet verse de;
Nur ki, arız-ı bariza ruyi cemalde.
Nakış nakış işlense hattı sathında,
Işıktır kaderi görünmeye alemde.
Okunan,kalbe dokunan;sözlerin en güzeli,
Edep,iman ve ibretle baştan sona bezeli,
Bizi cahil bırakan sözüm ona terakki kisveli,
Anlamadan okuma der kiralık kürsü sahipleri...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!