Bir de sol aşılandı,
Önceden çürük dalın yerine..
Sözde hep bir kökteniz.
Gider söver geçmişe,
Gelir sayar akideye...
Cihat hayranı atanın evladı.
Ey iki dudağı ferman.
Ey mazlumuna eman
Resulu zişanın bendesi.
Şimdiki...
El pençe uşaklar da mı senden...
Bir mealci okudu mealinden,
Kopardı bağı yerinden
Ne sünnet ne mezhep,
Vara vara vardı şia'ya,
Bir selefi hortladı,
Vahabi,harici ne menemse.
Dağlarda yanık türküler
Ağıtlarda sıralı ahlar..
Havada ayaz,gök haşin...
Cemre düşer,
Yitip giden canlara.
Toprağa karışamadan.
Yalçın dağlara tırman.
Tepersin Yaradanın arzını ömrünce.
Dağı ihata etmen değil seni ihya eden,
Batık şehirlerde.cevahir bulman değil
Ama sadece.
Arz ve ömrün sahibine.
Asırlar geçti,
Mümin tarifi aynı,
Allah'tan korkar,
İmanını hayatıyla,
Ahlakını ihlasıyla,
Güzellikle bezer,
Bir sızı yerleşti yoz insanlığın katı yüreğine.
Onbinler yaralı onbinler göçtü ebedi yerine.
Bir eda ki kalanlarda devran yıkılsın dercesine.
Yer utandı yer arlandı gafil insanlığın yerine
Ağustos *99
Dağlarda ayrılığın sert rüzgarı,
İlahi bir kırbaç gibi iki şimşek.
Yer hiç sarsılmadı bu kadar.
Böylesine irkilmedi.
Viranelerde hayallerin ırası.
Can pazarı,çığlık çığlık,
Bina yaparsın zelzeleye dayanmaz.
Ömür yaşarsın kulluğuna yaramaz
Yetiştiğin ataya rahmet okunmaz
Her devrinde hırsın aynı nâbekâr...
Elin divanesi hükümran..
Bir gün savaş bitirir..
Bir gün parsel yapar vatanı..
Bir karış dahi vermedi.
Atam soyka atana..
Vatan toprağı...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!